Üniversite öğrencisi Azra’nın öldürülmesiyle ilgili dava başladı

Antalya’da üniversite öğrencisi 21 yaşındaki Azra Gülendam Haytaoğlu’nu öldürüp, cesedini 13 parçaya ayıran Mustafa Murat Ayhan’ın(48), ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası istemiyle yargılanmasına başlandı.

ASAYİŞ 13.12.2021, 17:30
Üniversite öğrencisi Azra’nın öldürülmesiyle ilgili dava başladı

Antalya’da üniversite öğrencisi 21 yaşındaki Azra Gülendam Haytaoğlu’nu öldürüp, cesedini 13 parçaya ayıran Mustafa Murat Ayhan’ın(48), ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası istemiyle yargılanmasına başlandı.

Antalya’da 28 Temmuz’da kaybolduktan sonra, 5 gün sonra iş insanı M.M.A, tarafından cinayete kurban gittiği belirlenen 21 yaşındaki Azra Gülendam Haytaoğlu’nun ilk duruşması başladı. Antalya Adliyesi 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan M.M.A. SEGBİS üzerinden katıldı. M.M. A’yı mahkemede avukatı ve bir yakını temsil etti. Duruşmaya Azra’nın, ablası Ezgi Haytaoğlu, babası Mustafa, annesi Mezide Haytaoğlu ve 30’dan fazla avukat katıldı. Duruşmaya öncesi avukatların duruşmaya yoğun talep göstermesi üzerine zaman zaman izdihama neden oldu. Duruşmaya Antalya’nın yanı sıra, Ankara, Adana, Isparta, Aydın, Osmaniye barolarından temsilci göndererek müdahil taleplerinde bulundu.

Duruşma öncesi müşteki ve sanık vekillerinin yayın yasağı getirilmesi talepleri kabul edilmedi. Mahkeme başkanı sanığa ‘kasten insan öldürme’, ‘Hırsızlık’ ve cinsel saldırı’ suçlarından yargılandığını hatırlatması üzerine sanık savunmasını yaptı. Yaşananları gözyaşları içinde anlatan gayrimenkul sektöründe çalışan iş insanı 48 yaşındaki M.M. A, Antalya’dan Isparta’ya taşındığını belirterek, boşandığını ve 2 oğlu olduğunu dile getirdi.

“Gittiğimiz kafede çalışıyordu”

Ortalama gelirinin 10-15 bin TL civarında ve sabıka kaydı bulunmadığını kaydeden M.M. A, “Çok üzgünüm pişmanım. Aramızda cinsel bir temas geçmedi. Görüştüm işe almak için, çalışma arkadaşım kardeşimdir. Benim çocuğum yaşındadır. Çok üzgünüm böyle bir şey yaşanmasını istemezdik. Telefonunu hırsızlık amaçlı almadım. Benimle ilişkilendirmesin diye alıp kırdım ve nehre attım. Azra’yı Kurban Bayramı öncesi bir kafede tanıdım. Oturduğum mahalleye yakın bir kafeteryada servis elemanı olarak çalışıyordu. Bizim eve yakındı. Konuştuk öğrenci olduğunu burada çalıştığını söyledi. Bende ona iş yerimden bahsettim. Çalışma saatlerini söyledi. Gayrimenkul sektöründe ev satabilmek öğrencilere ev kiralayabilmek için Azra’ya böyle bir işte çalışıp çalışamayacağını sordum” dedi.

“İşe almak için görüştük”

Azra ile iki kere yüz yüze ve birde Kurban Bayramı’nda mesajlaştıklarını anlatan M.M.A , “Azra’yı işe almak için arayacaktım ama arkadaşım S. S., Azra’nın Covid” 19 olduğunu söyledi. Ben de Azra’yı arayarak bir ihtiyacının olup olmadığını sordum. Bana ‘5 gündür hastayım. Çok ağrılarım var. Ölmek istiyorum’ diyerek sesli mesaj attı. Ben de kendisine mesaj attım. İlaçlarını alıp, evine bırakabileceğimi söyledim. Azra bana konum attı. Süleyman’ın yanından ayrılarak akaryakıt istasyonuna gittim. Azra’nın yanında arkadaşı vardı. Onunla vedalaşıp arabama bindi. Çorba içmek istedi, gittik. Bulaşıcı hastalığı vardı. İkimizde de maske vardı. Sahile indik. Orada elini yüzünü yıkadı. Güzeloba’ya doğru araçla gittik. Sohbet ettik. Yapacağı iş ile ilgili bilgi verdim. Yolda arabada kahve içtik. Reçetesinin olduğunu söyleyince nöbetçi eczaneye gittik. Reçetenin fotoğrafını da bana attı. Gece 00.30 sıralarında ilaçları ile birlikte vitamin aldım. Bana teşekkür etti. Bana yorgun olduğunu söyleyince onu bırakabileceğimi söyledim. Sonra kendisini aldığım yere geri götürdüm” diye konuştu.

“Ben de kalabileceğini söyledim

Azra’nın evde kalmak istemediğini, arkadaşında kalmak istediğini ve arkadaşından da olumsuz yanıt alınca kendisini ağırlayabileceğini söylediğini anlatan M.M. A, “‘Bende kalabilirsin’ dedim. Saat 01.30 sıralarında maktule ile evime gittik. Eczaneden aldığımız ağrı kesici ilacı arabana unuttuğunu söyledi. Aşağıya inip alabileceğini söyledim. O da gerek olmadığını söyledi. Sonra maktuleye ilacı yutmak için su verdim. Ateşini ölçtük. 38.5 gibi ateşi çıktı. Nerede yatmak istediğini sordum. Annesinde kalan oğlumun odasında yatabileceğini söyledim. Salonda yatmak istediğini söyledi. Bende kendi odama geçtim. O da salonda uyuyordu. Odamda alkol ve uyuşturucu madde aldım. Televizyon izledim, müzik dinledim. Sabaha doğru 05.00-06.00 gibi uyandım. Arabadan ağrı kesici aldım. Kapı sesinden Azra uyanmıştı. Azra’nın yanına oturdum ve elimle ateşine baktım. Nereden geldiğimi sordu. Ben de ilacı arabadan aldığımı söyledim. Tekrar uyudu. Bende odama döndüm ve alkol almaya devam ettim. 08.30 sıralarında gelen arkadaşa işyerinin anahtarını verdim. Yine uyudum” dedi.

“Yardım etmek istedim, hayatına mal oldum”

Öğle saatlerinde uyandığını ve uyanmayan Azra’yı merak ettiğini belirten M.M. A, “ Azra’dan ses çıkmayınca, uyanmayınca eğilerek ağzına ve yanağına dokunarak ateşini ölçmek istedim. Maktule birden silkelenerek kalktı. Bağırdı. Eliyle beni itti ve ‘ne yapıyorsun?’ dedi. Evimizin duvarlarından sesler geçtiği için ‘bağırma’ dedim. Panikledim. Elimle ağzını kapattım. Elim ağzında kaldı. Zayıftı, hastaydı, direnemedi. Kendisinin ağır astım hastası olduğunu bilmiyordum. Sonra hareketsiz kalıncaya kadar ağzını kapattım. Ne olduğunu anlayamadım” dedikten sonra ağlamaya başladı. Sonrasında nabzını ölçtüm. Nabız alamadım. Kalbi de atmıyordu. Yardım etmek istediğim bir insanın hayatına mal olmuştum. Ne yapacağımı bilemedim. Yerimden kalkamadım. Yaşadığım şoku atlatmaya çalıştım ama ne yapacağımı bilemedim. Yığıldım kaldım. Sağlıklı karar veremedim” ifadelerini kullandı.

“ Başını Kepez üstüne, parçaları Varsak ormanlık alana atmış”

Öğleden sonra evden çıktığını ve Azra’nın eşyalarını konteynırlara cep telefonunu ise Boğaçayı’na attığını anlatan M.M.A, “Polise gidemedim. Suçu saklarsam suç ortaya çıkmaz diye düşündüm. Eve gidip bir şekilde cesedi bulunmaz hale getirirsem belki suçtan kurtulurum” diye düşündüm. Bende marketten küçük testere aldım. Eve geldim. Son kez nabzını kontrol ettim, atmıyordu. Cesedi banyoya taşıdım. Küvetin içine koydum. Cesaretli olmak için az alkol ve uyuşturucu aldım. Bunu yapmam lazım diye düşündüm. Çocuğumu göremem diye düşündüm. Evdeki bıçakla maktulün başını kestim. Sonra başını çöp poşetine koydum. Ardından spor çantama başını koydum ve evden çıktım. Nereye gideceğimi bilemedim. Kepez üstüne çıktım. İki gün önce hayata bağlamak istediğim insanın artık başını taşıyordum. Ben o hale gelmiştim. Saat 17.30 sıralarında ormanlık bir alanda arabadan indim. Yüksek bir yerden Azra’nın başının bulunduğu poşeti aşağıya attım ve arabana binip geri döndüm. Saat 19.00 sıralarında eve girdim. Böyle olsun istemezdim. Banyonun kapısını kapattım. Dokunamadım bedenine. Bedenin düşünüldüğü kadar kolay kesilemeyeceğini anladım. Sonra uyudum. Ertesi sabah 08.00 sıralarında bir şekilde yapmam gerekiyordu. Kolunu ve bacağını eklem yerlerinden keserek poşetlere doldurdum. Kıyafetlerin üzerinde kan vardı, çamaşır suyuna bastırdım. 09.00 sıralarında varsak Kirişçiler bölgesine gittim. O bölgede çalı diplerine poşetleri bıraktım. Öğle saatlerinde eve geri geldim. Bedenini iki parçaya ayırarak tekrar evden çıktım ve Varsak’a yine giderek bedenini oraya bıraktım. Sonra da eve döndüm. Ne yaptığımın farkında değildim. Ertesi gün ise bıçağı ve eşyaları alarak evden çıktım. Olaydaki testere ve bıçağı Boğaçayı’na, kıyafetleri de çöp konteynerine attım” dedi.

“Pişmanın, çok özür dilerim”

Polisin cumartesi gecesi mesaj attığını anlatan M.M. A, “Pazar günü karakola giderek ifade verdim. İlk başta suçu kabul etmedim. ‘Belki kurtulurum’ diye düşündüm. Çok üzgünüm. Çok özür dilerim. Benim psikolojik sorunlarımda vardı. Çok üzgünüm, pişmanım, özür dilerim. Sadece yardım etmek istedim” dedi.

“Cinsel saldırı eylemim olmadı”

Cinsel saldırı iddialarının sorulmasına M.M. A, “ Cinsel saldırı hiçbir şekilde olmadı. Böyle bir eylemim olmadı. Flört için düşündüğüm biri değildi. Ben anasından babasından belki daha büyüğüm” diye konuştu.

“Sanık bipolar ve şizofren”

Sanık avukatı ise, “M.M. A’nın 2006 yılından beri bipolar ve şizofreni tedavisi görmektedir. Halen cezaevinde kullandığı ilaçlar var. Kendisi olaydan dolayı pişman olduğunu söyledi. Biz yazılı savunma yapacağız. Ben sadece görevimi yapıyorum. Ben sanık değilim. Aile hakkında suç duyurusunda bulunmayacağım” dedi.

“Soru gerginlik oluşturdu”

Sanık avukatının mahkeme başkanına sanığa sorulmak üzere ’Azra babasıyla ilgili sorun yaşadığını sanığa anlattı mı?’ şeklindeki sorusu karşısında Mustafa Haytaoğlu sinir krizi geçirdi. Avukata hakaretlerde bulunan Haytaoğlu’nu polis ekipleri dışarı çıkardı. Yaşanan gerginliğin ardından duruşma kısa süre ara verildikten sonra yeniden başladı.

“Baba güçlükle sakinleştirildi”

Sakinleştikten sonra salona gelen baba Mustafa Haytaoğlu mahkeme başkanına dönerek, “Sizden özür dilerim. Ben bir babayım. İçim yanıyor. Ben hiç uyuyamıyorum. Kızım her gece rüyama giriyor. Kızım gece gündüz aklımda” diyerek ağladı. Babanın sakinleşmesinin ardından duruşma kaldığı yerden devam etti.

"Kızının çorabıyla uyuyor"

Anne Mezide Haytaoğlu,“Azra’mın, ablasıyla saç başa girip öyle bir dövüş kavgası yok. Ben anneyim. Cahil bir insan değilim, sen baba mısın. Ben kızımın 4,5 aydır kokmuş çorabıyla yatıyorum. Yazıklar olsun sana. Adaletinize güveniyorum" ifadelerini kullandı.

"Şikayetçiyim"

Mustafa Haytaoğlu ise, “Kızım bir sürü değişik okullar kazandı ama bu okulu istedi. Kızım kadın hakları savunucusu olmak istedi. Kımızın aç susuz olduğunu söyleniyor. Ben kızıma her ay 2 bin TL para gönderdim, kızım için, kadınlar için ölürüm. Gözlerimin içine bak lan, bakamıyorsun değil mi? Şikayetçiyim” dedi.

Yaşananların ardından anne mahkeme heyetine kızının çorabını gösterdikten anne Müzide Haytaoğlu, fenalık geçirerek bayıldı.

Yorumlar (0)
banner69
19
açık
Namaz Vakti 17 Mayıs 2022
İmsak 03:50
Güneş 05:26
Öğle 12:43
İkindi 16:31
Akşam 19:50
Yatsı 21:20
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 37 81
2. Fenerbahçe 37 70
3. Konyaspor 37 67
4. Başakşehir 37 62
5. Alanyaspor 37 61
6. Beşiktaş 37 58
7. Antalyaspor 37 58
8. Karagümrük 37 57
9. Adana Demirspor 37 52
10. Sivasspor 37 51
11. Galatasaray 37 51
12. Kasımpaşa 37 50
13. Hatayspor 37 50
14. Kayserispor 37 47
15. Giresunspor 37 45
16. Gaziantep FK 37 43
17. Rizespor 37 36
18. Altay 37 34
19. Göztepe 37 28
20. Ö.K Yeni Malatya 37 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 35 67
2. Ümraniye 35 67
3. Bandırmaspor 35 61
4. İstanbulspor 35 59
5. Erzurumspor 35 58
6. Eyüpspor 35 54
7. Manisa Futbol Kulübü 36 49
8. Tuzlaspor 35 49
9. Samsunspor 35 48
10. Gençlerbirliği 35 48
11. Keçiörengücü 35 48
12. Boluspor 35 47
13. Denizlispor 35 46
14. Altınordu 35 45
15. Adanaspor 35 45
16. Bursaspor 35 41
17. Kocaelispor 35 41
18. Menemen Belediyespor 35 38
19. Balıkesirspor 35 12
Takımlar O P
1. M.City 37 90
2. Liverpool 36 86
3. Chelsea 36 70
4. Tottenham 37 68
5. Arsenal 37 66
6. M. United 37 58
7. West Ham United 37 56
8. Wolverhampton Wanderers 37 51
9. Leicester City 36 48
10. Brighton 37 48
11. Brentford 37 46
12. Newcastle 37 46
13. Crystal Palace 36 45
14. Aston Villa 36 44
15. Southampton 36 40
16. Everton 36 36
17. Leeds United 37 35
18. Burnley 36 34
19. Watford 37 23
20. Norwich City 37 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 37 85
2. Barcelona 37 73
3. Atletico Madrid 37 68
4. Sevilla 37 67
5. Real Betis 37 64
6. Real Sociedad 37 62
7. Villarreal 37 56
8. Athletic Bilbao 37 55
9. Osasuna 37 47
10. Celta Vigo 37 46
11. Valencia 37 45
12. Rayo Vallecano 37 42
13. Espanyol 37 41
14. Getafe 37 39
15. Elche 37 39
16. Granada 37 37
17. Mallorca 37 36
18. Cadiz 37 36
19. Levante 37 32
20. Deportivo Alaves 37 31