Doç. Dr. Demirak: “Türkiye’de yeşil kalkınma için en önemli adım temiz enerji yatırımları”

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Çevre Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkez Müdürü Doç. Dr. Ahmet Demirak, küresel ısınmanın önüne geçebilmek için temiz enerji geçişinin sağlaması gerektiğini vurgulayarak, "Bu dönüşümün en etkili yolu da rüzgar, güneş ve nükleer gibi düşük karbonlu kaynaklardan enerji üretmek” dedi.

ÇEVRE 26.04.2022, 10:29
Doç. Dr. Demirak: “Türkiye’de yeşil kalkınma için en önemli adım temiz enerji yatırımları”

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Çevre Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkez Müdürü Doç. Dr. Ahmet Demirak, küresel ısınmanın önüne geçebilmek için temiz enerji geçişinin sağlaması gerektiğini vurgulayarak, "Bu dönüşümün en etkili yolu da rüzgar, güneş ve nükleer gibi düşük karbonlu kaynaklardan enerji üretmek” dedi.

Küresel ısınmanın etkileri tüm dünyayı yakından etkiliyor. Birleşmiş Milletler (BM) Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC)’nin 4 Nisan’da yayımladığı rapor, önümüzdeki birkaç yılın kritik olduğunu, 2030 yılına kadar karbon salımları azalmazsa küresel ısınmanın tehlikeli seviyelere ulaşmasını engellemenin mümkün olmayacağına vurgu yapıyor. Araştırmacılar ise hava sıcaklıklarının yükselmesinin dünyada benzeri görülmemiş sıcak hava dalgalarına, korkunç fırtınalara ve yaygın su kıtlıklarına yol açabileceğini söylüyor. Aşırı hava olayları ve felaketlerini engelleyebilmek için sıcaklık artışının mutlaka 1,5 derecede sınırlandırılması gerekiyor. Bunun için de bu oranın 2030’a kadar yüzde 43 oranında azaltılması gerekiyor.

Cesur adımlar gerekiyor

İklim değişikliği için cesur adımlar atılması gerektiği çağrısında bulunan BM raporuna göre, düşük karbonlu yeşil ekonomilere geçiş önemli ve küresel ısınmanın tehlikeli etkilerinden sakınmak için fosil yakıtlardan hızla uzaklaşılması gerekiyor. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Çevre Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkez Müdürü Doç. Dr. Ahmet Demirak, IPCC’nin hazırladığı ve 65 ülkeden 278 bilim insanının yazdığı BM raporunun çok net bir tablo ortaya koyduğunu ifade etti. Buna göre kısa vadede enerji üretim yöntemleri daha önemli olacak. Küresel enerji üretimi, endüstriler, ulaşım yöntemleri, tüketim alışkanlıkları ve insan-doğa ilişkisi pozitif yönlü değiştiği takdirde iklim değişikliği ile mücadele edilmesi mümkün. Demirak, “Artık sınırdayız, eğer şimdi harekete geçersek ve gerekli önlemleri ivedilikle alırsak, bu krizin önüne geçmek için fırsatımız var. Tüm faaliyetler ve ekonomi sektörlerinde sera gazı emisyonlarını azaltmak için çok iddialı ve acil çabalar gerekiyor. Temiz enerji geçişini sağlamalıyız. Bu dönüşümün en etkili yolu da rüzgar, güneş ve nükleer gibi düşük karbonlu kaynaklardan enerji üretmek” diye konuştu.

Düşük karbonlu enerji sistemi

Doç. Dr. Ahmet Demirak, dünyadaki küresel karbondioksit emisyonlarının yüzde 40’ının elektrik üretmek için fosil yakıtların yakılmasından kaynaklandığını kaydederek, şunları söyledi: “Dünyanın birincil enerji arzı hala yüzde 80 fosil yakıtlara bağımlı. Sıcaklıkların 2 C’ye yükselmesini kontrol altına alabilmek için (Paris İklim Anlaşmasının hedefi) 20 milyar ton karbondioksit (CO2) salınımından kaçınmalıyız. IPCC raporuna göre sadece elektrik sektörünün değil, tüm ekonomilerin karbondan arınması gerekiyor. Endüstriyel süreçler ve ulaşım sektörleri, küresel sera gazı emisyonlarının yüzde 45’ini oluşturuyor. Bu endüstriler için temiz, güvenilir kaynaklardan büyük miktarda enerji gerektiriyor. Rüzgar, güneş ve 7/24, 365 gün düşük karbonlu enerji sağlayan nükleer enerji ile güvenilir, uygun maliyetli, düşük karbonlu bir enerji sistemi elde edilebilir.”

Yeşil kalkınma ve nükleer santraller

Paris Anlaşmasının onaylanmasıyla Türkiye’nin iklim değişikliğiyle mücadelesinin de yeni bir ivme kazandığını hatırlatan Demirak, şöyle devam etti: “Türkiye’nin 2053 yılı net sıfır emisyon hedefi, Paris Anlaşması’nın 1,5 santigrat derece hedefine katkıda bulunacaktır. Türkiye, enerji ihtiyacının yüzde 75’ini maalesef ithal kaynaklardan karşılıyor. Bu durum enerji, iklim ve çevre politikaları açısından hem ekolojik hem de finansal büyük riskleri de beraberinde getiriyor. Türkiye’nin hem enerji arzı güvenliğini sağlamasının hem de zararlı emisyonların azaltılmasının en önemli adımını düşük karbonlu yani temiz enerji yatırımları oluşturuyor. Avrupa Birliği, nükleer enerjiyi ‘yeşil enerji’ olarak nitelendirmek için süreçleri başlattı. Şubat ayında, belgenin Avrupa Komisyonu tarafından resmi olarak kabulü gerçekleşti. Şimdi belge Avrupa Parlamentosu ve AB Konseyinin değerlendirmesine sunuldu. Bu belgede, nükleer enerji diğer düşük karbonlu enerji kaynaklarla birlikte ’yeşil’ enerji kaynağı olarak değerlendiriliyor. Yani AB düzeyinde, nükleer enerjinin çevre, insan ve iklim dostu, güvenli olduğunun tanınması tartışılıyor (şu anda bireysel Avrupa ülkeleri düzeyinde olduğu gibi). Bu tür örnekler, Türkiye’nin seçtiği yolun doğruluğunun açık bir kanıtı olabilir. Yolumuza devam etmeliyiz, ikinci ve üçüncü nükleer santral projelerini gerçekleştirmeliyiz.”

Nükleere küresel piyasalarda ilgi artıyor

Türkiye dahil 17 ülkede 52 nükleer reaktörün inşaatı sürerken küresel piyasalarda da nükleer enerjiye ilgi artıyor. IPCC raporu, nükleer enerji üretimine yönelik küresel yatırımların, yüzyılın ortalarına kadar yılda ortalama 100 milyar doları aşacağını tahmin ediyor. Daha fazla ülke enerji güvenliğini sağlamaya çalışırken, uzun vadeli iklim stratejilerinde nükleer enerjiyi de içeren planlarını açıklamaya devam ediyor. Çek Cumhuriyeti, ülke tarihindeki en büyük yatırım olacak nükleer santral projesini yürütüyor. Belçika, nükleer planlarını genişletiyor ve mevcut reaktörlerini 10 yıl daha devrede tutma hedefinde. Fransa, 14 yeni nesil reaktör inşa etmeyi planlıyor. İngiltere hükümeti yeni enerji stratejisine göre ülkedeki nükleer santrallere 8 yeni nükleer reaktör ekleyecek. Ve bunlar pek çok örnekten sadece birkaçı.

Nükleeri seçmek için yedi önemli neden

IPPC raporunun verilerine göre, bilim insanları nükleer enerjiyi, ’temiz enerji geleceğinin anahtarı’ olarak tanımlıyor. Pek çok önemli özelliği ile nükleer enerji iklim değişikliği ile mücadele öne çıkıyor. İklim değişikliği ile mücadelede nükleeri öne geçiren 7 önemli neden ise şöyle sıralanıyor : "Nükleer enerji, her yıl dünya çapında 400 milyon otomobil üretimine eşdeğer 2 milyar ton CO2 salınımını engelliyor. Şaşırabilirsiniz ama nükleer enerji, dünyanın en az sera gazı yayan enerji kaynaklarından birisi. Bu nedenle güneş enerjisinden dört kat kadar daha düşük CO2 emisyonu ile düşük karbonlu ekonomiye geçiş için elzem bir enerji kaynağı olarak öne çıkıyor. İklim dostu bir enerji olmasının yanı sıra nükleer enerji, elektrik talebindeki değişimlere uyum sağlayabilen güçlü üretim sistemi sayesinde kesintisiz elektrik sağlayabiliyor. Kontrol edilebilir doğası ile hastanelerde, işyerlerinde ve her evde elektrik arzının güvence altına alınmasına önemli ölçüde katkıda bulunabilir. Nükleer enerji, elektrik enerjisi üretiminin en ucuz kaynaklarından birisidir. Bu nedenle örneğin Fransa, Avrupa’da elektriği en ucuza kullanan ülkelerin başında geliyor. Fransa’da üreticiler için elektrik fiyatları Avrupa ortalamasından yüzde 25 az. IPCC ve Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) tarafından yapılan düşük karbonlu enerji geçiş raporlarında, fosil yakıtların kullanımını önlemek için yenilenebilir enerji kaynaklarının yanında nükleer enerji kaynaklarına da yer verilmesi gerektiğine işaret ediliyor. Güneş, rüzgar gibi doğası gereği kesintili olan yenilenebilir enerjilerin 8 milyar insanın mevcut ve gelecekteki enerji ihtiyaçlarını tek başına karşılayamayacağına vurgu yapılıyor. Nükleer ve yenilenebilir enerji kaynaklarının birlikteliği düşük karbonlu enerji ekonomilerine geçiş için önem arz ediyor. 2050 yılına gelindiğinde küresel nüfusun artışı ve gelişmekte olan ülkelerin ekonomik kalkınması nedeniyle iki kat daha fazla elektriğe ihtiyacımız olacak. Aynı zamanda karbon nötrlüğü sağlamamız gerekecek. Elektrik üretimi fosil yakıtların (kömür ve gaz) kullanımı nedeniyle dünyanın bir numaralı CO2 emisyon kaynağı olduğundan, sera gazı emisyonlarını büyük ölçüde azaltmak için elektrik üretiminin sıfır-karbon olmasını, yani karbonsuzlaştırılmasını sağlamalıyız. İklim bilimcileri, elektrik üretiminde düşük karbonlu enerjilerin payının 2050 yılına kadar yüzde 30’dan yüzde 80’in üzerine çıkarılmasını tavsiye ediyorlar. Nükleer enerji tasarruflu bir enerji kaynağıdır. Kullanılan yakıtın yüzde 96’sı, yüzde 95’i uranyum ve yüzde 1’i plütonyum olmak üzere geri dönüştürülebilir. 100 g uranyum, bir ton petrol kadar enerji üretir. Örneğin Avrupa’nın önde gelen gelişmiş ülkelerinden Fransa’da her 10 ampulden biri geri dönüştürülmüş malzemelerden üretilen nükleer enerjiyle çalışıyor. Tüm dünyanın mücadele ettiği iklim krizine ek olarak hava kirliliği önemli bir halk sağlığı sorunu. Harvard Üniversitesi’nin Birmingham Üniversitesi, Leicester Üniversitesi ve University College London ile iş birliği içinde yaptığı bir araştırmaya göre, 2018’de fosil yakıt kirliliğinden 8 milyondan fazla insan öldü. Dünya çapında yaklaşık her 5 ölümden 1’i kömür ve dizel gibi fosil yakıtların yakılmasından meydana gelmektedir. Fosil yakıtların aksine nükleer enerji atmosfere ince parçacıklar, nitrojen dioksit, kükürt dioksit, nitrat ve fosfat salmazlar. Nükleer enerji sadece insan sağlığına, çevreye zarar vermememekle kalmayıp aynı zamanda bunları koruyan bir enerji kaynağıdır."

Yorumlar (0)
banner69
27
parçalı az bulutlu
Namaz Vakti 27 Mayıs 2022
İmsak 03:39
Güneş 05:19
Öğle 12:44
İkindi 16:33
Akşam 19:58
Yatsı 21:31
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 38 81
2. Fenerbahçe 38 73
3. Konyaspor 38 68
4. Başakşehir 38 65
5. Alanyaspor 38 64
6. Beşiktaş 38 59
7. Antalyaspor 38 59
8. Karagümrük 38 57
9. Adana Demirspor 38 55
10. Sivasspor 38 54
11. Kasımpaşa 38 53
12. Hatayspor 38 53
13. Galatasaray 38 52
14. Kayserispor 38 47
15. Gaziantep FK 38 46
16. Giresunspor 38 45
17. Rizespor 38 36
18. Altay 38 34
19. Göztepe 38 28
20. Ö.K Yeni Malatya 38 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 36 70
2. Ümraniye 36 70
3. Bandırmaspor 36 62
4. İstanbulspor 36 60
5. Erzurumspor 36 58
6. Eyüpspor 36 57
7. Samsunspor 36 51
8. Boluspor 36 50
9. Manisa Futbol Kulübü 36 49
10. Tuzlaspor 36 49
11. Denizlispor 36 49
12. Keçiörengücü 36 48
13. Gençlerbirliği 36 48
14. Altınordu 36 45
15. Adanaspor 36 45
16. Kocaelispor 36 44
17. Bursaspor 36 44
18. Menemen Belediyespor 36 38
19. Balıkesirspor 36 12
Takımlar O P
1. M.City 38 93
2. Liverpool 38 92
3. Chelsea 38 74
4. Tottenham 38 71
5. Arsenal 38 69
6. M. United 38 58
7. West Ham United 38 56
8. Leicester City 38 52
9. Brighton 38 51
10. Wolverhampton Wanderers 38 51
11. Newcastle 38 49
12. Crystal Palace 38 48
13. Brentford 38 46
14. Aston Villa 38 45
15. Southampton 38 40
16. Everton 38 39
17. Leeds United 38 38
18. Burnley 38 35
19. Watford 38 23
20. Norwich City 38 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 86
2. Barcelona 38 73
3. Atletico Madrid 38 71
4. Sevilla 38 70
5. Real Betis 38 65
6. Real Sociedad 38 62
7. Villarreal 38 59
8. Athletic Bilbao 38 55
9. Valencia 38 48
10. Osasuna 38 47
11. Celta Vigo 38 46
12. Rayo Vallecano 38 42
13. Elche 38 42
14. Espanyol 38 42
15. Getafe 38 39
16. Mallorca 38 39
17. Cadiz 38 39
18. Granada 38 38
19. Levante 38 35
20. Deportivo Alaves 38 31