Mersin'den Sondakika Haberlerinin Cep Telefonunuza Bildirim Olarak Gelmesini İster misiniz?

:

:

:

/



Sosyal Demokrasi

Sosyal Demokrasi
Tarih: 22 Ekim 2004 Cuma 08:34
Sosyal Demokrasi
Yazı Boyutu:
Metni küçült
Metni büyüt
Türkiye sosyal demokrat bir yönetim anlayışıyla yönetilmeli. Sosyal demokratlar seçimlerden sonra iktidara gelmeli.

Türkiye'nin sosyal demokrat kadrolara ihtiyacı var. Sosyal demokratlar bir çatı altında toplanmalı.Elbette ki bu söylemlere katılmamak, bu düşünceleri kabul etmemek mümkün değil.

Söylemlerin hepsi doğru. Ancak sadece bu söylemlerin doğru olduğunu söylemek yeterli midir? Elbette ki hayır. Bunları hayata geçirebilecek, bu söylemlerin gerçekleşmesi için gerekli çalışmaları yapacak kadroları kurmak ve bu kadroların halkla iç içe halkın sorunlarını dinleyerek o sorunların çözümü için halkla beraber olacak kadroları oluşturmak gerekir.

Bu oluşumu da partinin üst kurullarında görev almış yetkilileri gerçekleştirecektir. Bu görev onlara düşer.Eğer gerçekten başarı elde edilmek isteniyorsa parti ilk önce kendi kadroları ile kucaklaşmalı, ve aynı kadrolar hep beraber parti tabanıyla, halkla kucaklaşmalıdır.

Arada kopukluk olursa başarı elde etmek hayal olur.Sosyal demokrat olmak sadece sosyal demokrat partiye üye olmakla veya sosyal demokrat partinin çatısı altından bir yerlere seçilmekle olunmaz.

Kişi gerek parti içerisindeki tutum ve davranışlarıyla gerekse özel yaşamındaki görüntüsü ve hareketleriyle sosyal demokrat kimliğe uygun ve yaraşır olmak durumundadır. Yani yaşam biçimi sosyal demokrat anlayışla örtüşmelidir, ayrışmamalıdır.

Sosyal demokrat siyaset anlayışında partiyi büyütmek temel anlayış olmalıdır. Parti organlarında belli yerlere seçilmiş olanlar görev ve sorumluluklarının bilincinde olmalı ve her şeyden önce parti yararını gözetmelidir. Parti çalışmalarını asli bir görev olarak kabul etmeli; Parti işlerini, parti çalışmalarını, bir yük bir angarya gibi görmemelidir. Ve her zaman görevinin başında olmalıdır.

Görev süreniz içerisinde eğer işgal ettiğiniz makamın görev ve sorumluluklarını yerine getirmeyecekseniz, parti çalışmalarına zaman ayıramayacaksanız, partinize en büyük kötülüğü etmiş olursunuz. Yani, sadece birilerinin gönlü olsun diye, birilerine şirin gözükeyim diye o makama gelinmez.

Çünkü parti tabanı ve vatandaş sizlerden çok şey beklemektedir.Unutmamak gerekir ki büyüyen bir parti seçimlerden başarı ile çıkar. Ve partiyi büyütmenin yolu parti içi demokrasinden, parti içi sevgiden, saygıdan ve hoşgörüden geçer.

Partiyi büyütmenin yolu her geçen gün üye sayısının artmasından geçer. Yoksa bunların tersine parti yönetimini elinde bulunduran güçler kendileri gibi düşünmeyenleri,kendi söylediklerini kayıtsız şartsız kabul etmeyenleri partiden ihraç ederek partiyi büyütemezler.

Şunu unutmamak gerekir ki belki parti örgütünü küçücük yapıp yaka cebinizde taşıyacak şekle getirip istediğiniz şekilde kararlar çıkartabilirsiniz ve bu uygulamalar sonucunda parti sandığından da çıkabilirsiniz bu önemli değildir. Asıl önemli olan seçimlerde halkın sandığından çıkabilmektir.

Bu yüzden alınacak kararların halkın sandığına ne şekilde yansıyacağını iyi düşünmek gerekir. 1999 seçimlerini hatırlamak sanırım bu konuda yeterli bir örnek teşkil eder diye düşünüyorum.Türkiye'de şu anda gerek sosyal demokrat düşünen gerekse bu güne kadar sol bir partiye hiç oy vermemiş geniş halk kitlesinin beklentisi açıkça görülmektedir.

Bu beklentide; Ekonomik, sosyal ve kültürel yönden daha ileride olan bir Türkiye görebilme umudu ile hakça paylaşım,adaletli bir yönetim arzusu taşıyan ve ülkemizin Dünyadaki hak ettiği yerde temsil edilmesini isteyen büyük bir çoğunluk gözünü, kulağını Şişliye çevirmiş sabırsızlıkla bekliyor.

Çünkü umudun, kurtuluşun, dağılmışlıktan kurtulmanın çaresini Şişlide görüyor. Açıkçası Türkiye' de sosyal demokrat iktidarın yolunun Şişliden geçtiğini herkes anlamış ve kabul etmiş durumda.

Sayın Mustafa Sarıgül gittiği her yerde, her mitinginde, on binleri ,yirmi binleri meydanlara toplayabiliyorsa ve kaldı ki mitinglerin yapıldığı yerlerdeki il ve ilçe örgütlerinin hiçbir katkısı ve çalışması olmadan bunlar başarılabiliniyorsa elbette bir tek sebebi vardır.

Bu sebepte sayın SARIGÜLÜN halkın sevgisini, hoşgörüsünü, güvenini kazandığının açık bir göstergesidir. Bana kalırsa halkın gösterdiği bu sevgi, hoşgörü, ve güvenin karşısında parti yönetimi de bu anlayışı seve seve içine sindirebilmeli ve başarıya gölge düşürmek, çamur atmak yerine, sayın SARIGÜL ile kol kola girerek yürek yüreğe vererek halkın özlemini duyduğu 30 yıllık hasrete son vermenin çalışmalarını yapmalıdır.
Bu haber toplam 38 defa okunmuştur.
Etiketler:
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz yorum eklenmemiştir.
Mersin Radikal ©2017 - Tüm Hakları Saklıdır, Kaynak Gösterilmeden İçerik kopyalanamaz.
Oluşturma süresi(ms): -1