Emine Erdoğan:" Savaşın karanlık yüzü, insanlığın üzerine bir kez daha çöktü"

Antalya Diploması Forumu’na katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Ukrayna’da savaşın karanlık yüzünün bir kez daha insanlığın üzerine çöktüğünü belirterek, "Ukrayna’da hepimizi büyük bir kedere sürükleyen savaş karşısında gösterilen refleks maalesef diğer mazlum haklar için eşit gösterilmedi. Hangi ırktan hangi inançtan olursa olsun bir çocuğun bir kadının savaşın karşısında çektiği acı yaşadığı korku hepsi eşittir. Bir göz yaşının diğerine üstünlüğü olabilir mi? O yüzden bugünü bir milat olarak alıp hali hazırdaki tüm savaşlar karşısında birlik olalım" dedi.

Politika 12.03.2022, 13:58
Emine Erdoğan:" Savaşın karanlık yüzü, insanlığın üzerine bir kez daha çöktü"

Antalya Diploması Forumu’na katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Ukrayna’da savaşın karanlık yüzünün bir kez daha insanlığın üzerine çöktüğünü belirterek, "Ukrayna’da hepimizi büyük bir kedere sürükleyen savaş karşısında gösterilen refleks maalesef diğer mazlum haklar için eşit gösterilmedi. Hangi ırktan hangi inançtan olursa olsun bir çocuğun bir kadının savaşın karşısında çektiği acı yaşadığı korku hepsi eşittir. Bir göz yaşının diğerine üstünlüğü olabilir mi? O yüzden bugünü bir milat olarak alıp hali hazırdaki tüm savaşlar karşısında birlik olalım" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan himayelerinde Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun ev sahipliğinde Belek Turizm Merkezi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde bu yıl ikincisi düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu (ADF) devam ediyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, “Diplomasiyi Yeniden Kurgulamak” başlığı altında düzenlenen forum kapsamındaki,’ Dayanışmayı güçlendirmek ve yumuşak güç yoluyla barışı teşvik etmek” konulu panele katıldı. Burada konuşan Erdoğan, Antalya’nın M.Ö 13. Yüzyıla uzanan geçmişiyle demokrasinin ve diyaloğum doğum yerlerinden biri olduğunu hatırlattı.

"Yumuşak güce vurgu"

Antalya’nın böyle bir foruma ev sahipliği yaparak, diplomasinin kalbi olma yolundaki kimliğini koruduğunu dile getiren Erdoğan, “Dünya her zamankinden daha hızlı değişiyor. Teknoloji hayal gücümüzü zorlayan yeni kapılar aralıyor. Hayatı yeniden tasarlıyor. Tanımlar değerler ve kavramlar değişiyor. Uluslararası planda büyük sınamalarla karşı karşıya kalıyoruz. Gözümüzün önünde inşa edilen yeni dünyaya ayak uydurmak için diplomasinin yaklaşım ve yöntemlerinin gözden geçirilmesi elzem bir ihtiyaçtır. Buradan yola çıkarak panelimizde yeniden kurgulanan diplomaside yumuşak gücün üzerinde durmayı arzu ettik. Kalıcı ve sürdürülebilir barış idealine giden yolu açmak ancak yumuşak gücün unsurları ile mümkün olabilir” diye konuştu.

"Savaşın gölgesi bir kez daha insanlığın üzerine çöktü"

Bugünkü barış hakkındaki istişareleri maalesef Ukrayna’daki sıcak atışmaların doğurduğu yıkım ve acıların üzüntüsü içinde gerçekleştirildiğinin altını çizen Erdoğan, “Evlatlarını çatışmalarda kaybeden annelerin yakarışları dünyanın her tarafında yankılanıyor. Ailelerin parçalandığına şahit oluyoruz. Sevdiklerini geride bırakarak vatanını terketmek zorunda kalan insanların kederli bakışları maalasef içimizi dağlıyor. Savaşın karanlık gölgesi ne yazık ki bir kez daha insanlığın üzerine çöktü. Tam bu zor günlerde barış umudunu canlı tutmak ve barışa yönelik gayretimizi arttırarak el ele vermek zorundayız. Böyle bir iklimde yumuşak gücün paha biçilmez değerinin daha da belirgin olduğu noktasında hemfikir olduğumuza inanıyorum. Yumuşak güç kaba kuvvetle değil, hak ve meşruiyet zemininde buluşmaktır. Hayalini kurduğumuz dünyaya başkalarını da ortak etmektir. Dolayısıyla yumuşak gücün özü sahip olduklarımızı arttırmak değil zenginliklerimizi paylaşmaktır” dedi.

"4 milyondan fazla insana kucak açtık"

O nedenle farklılıkları altını çizmektense ortak noktaların güçlendirilmesinin üzerinde durulması gerektiğini dile getiren Erdoğan, “Kültür sanat ve spor gibi birleştirici alanların farkında olmalı diplomasiyi yeniden kurgularken bu potansiyelden azami ölçüde faydalanmalıyız. Türkiye olarak savaşın felaketlerinden kaçan 4 milyondan fazla insana kucak açtık. Kültürümüzün hoşgörüsü ve misafirperverliğin onların sığınabilecekleri güvenli bir liman oldu. Sınırlarımızın ötesinde Suriye’den, Arakan’a kadar nerede bir mağdur varsa yanlarında olduk. Sadece komşu ülkelerde değil Afrika’dan Latin Amerika’ya kadar geniş bir coğrafyada her sorunun barışçıl çözümü için katkı sağladık. Sağladığımız insani yardımlarla refah ve kalkınmanın sadece gelişmiş ülkelerde değil her yerde kök salmasını amaçlıyoruz. Bu kalıcı barışa giden ana yollardan biridir. Türkiye yalnızca bugünde değil uzun tarihinde dünde savaş ve zulüm açlık gibi nice felaketten kaçan insanların sığınağı evi memleketi oldu” ifadelerini kullandı.

"Ukrayna’da gösterilen refleks diğer mazlumlar için eşit gösterilmedi"

Bugün hala 2 milyar insanın çatışma bölgelerinde yaşadığını kaydeden Emine Erdoğan, “84 milyon insan şiddet ve çatışmalar nedeniyle yurtlarından ediliyor. Din ve örf gibi nedenlerle ayrımcılığın tırmandığını görüyoruz. İnsanlar ön yargıcı pelerine taburlar halinde sevk ediliyor. Sevgi, merhamet ve barış algı operasyonlarına kurban ediliyor. Ukrayna’da hepimizi büyük bir kedere sürükleyen savaş karşısında gösterilen refleks maalesef diğer mazlum haklar için eşit gösterilmedi. Hangi ırktan hangi inançtan olursa olsun bir çocuğun bir kadının savaşın karşısında çektiği acı yaşadığı korku hepsi eşittir. Bir göz yaşının diğerine üstünlüğü olabilir mi? O yüzden bugünü bir milat olarak alıp hali hazırdaki tüm savaşlar karşısında birlik olalım. Çatışmaların ne yazık ki artan sayılarla sivilleri hedef aldığı bir dünyada gözlerimizi kapatıp pembe rüyalar göreceğimiz uykular uyumamayız” dedi.

"Savaşlar zarar veriyor"

İnsanlığın dün ve bugün olduğu gibi türlü imtihanlarla sınanacağına değinen Erdoğan, “Bu sınavları insanlıktan tam not alarak geçmek için moral değerlerin kadim kitapların sayfasında sıkışıp kalmasına izin vermeliyiz. Kısacası diplomasiyi yeniden kurgularken diyaloğun insan sevgisinin evrensel değerlerin hakim olduğu yeni bir sayfa açmalıyız. Savaşlar sivil alt yapıya olduğu kadar kültürel hazinelerimize ve tabiata da büyük bir zarar veriyor. Savaşlar yüzünden birçok insanlık mirası yeryüzünden silindi. Tarihsel belleğimiz onarılması güç şekilde zarar gördü. Geleceğe aktarabilecek nice eseri artık sadece fotoğraf karelerinde görebiliyoruz. Bunun yanında savaşların getirdiği kayıplardan bahsederken tabiat başlığını sıklıkla ıskalıyoruz. İklim değişikliğiyle insanlık için kırmızı alarm verilmiş bir dönemdeyiz. Gelecek doğanın kurtarılmasına bu kadar bağlıyken, savaşlar ekosistemimizi ve yaşam kaynaklarımızı geri dönüşsüz bir şekilde tahrip ediyor. Savaşlardan geriye verimsiz topraklar, yok olan ormanlar, kirlenmiş su kaynaklar ve azalan biyo çeşitlilik kalıyor” ifadelerini kullandı.

"Dünyaya bunu yapmaya kimsenin hakkı yok"

Hayvanların da en az insanlar kadar yuvasız kaldığını, yerlerinden edildiğinin, öldüğünü ya da sakatlandığına değinen Erdoğan, "Yakın zamandaki savaş ve çatışmaların doğa üzerindeki tahribatı üzerinde düşünmenin bile bir uyanışa vesilesi olabilecek. Hatırlarsanız 1990 Körfez Savaşı’nda koylar petrolle tıkanmıştı. 953 km2’lik bir alan üzerinde duman ve sis oluşmuştu. 1500 km’lik Körfez kıyısında toprak petrolü emmişti. 15 bin km2’lik Mezopotamya sulak alanı yok oldu. Denize akıtılan 11 milyon varil Basra Körfezi’ni ölü deniz haline getirdi. 100 binden fazla perdeli ayaklı ve göçmen kuşun beslenme alanları zarar gördü. Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde 3 yıllık sivil savaşta binlerce fil ve nesli tükenen gorillerde öldürüldü. 1999 Kosova savaşında 50’den fazla sanayi sitesi bombalandı, 80 bin ton petrol çevreye salındı, komşu ülkelere siyah yağmur yağdı. 1994-95 yıllarında Bosna Hersek’te kullanılan bazı silahlar içme sularını zehirledi. Tuna Nehri’ne 100 tondan fazla amonyum petrol ürünleri ve ağır metalleri karıştı. Maalesef benzer örnekler listesi önümüzde uzayıp gidiyor. Dünyaya bunu yapmaya kimsenin hakkı yok” dedi.

"Bombalar asla kabul edilemez"

Tüm inançların insanın tabiatla nasıl ilişki kurması gerektiğine dair kuralları olduğunu belirten Emine Erdoğan, " İslam dininde tabiatla ilişki, aşırılıktan uzak, ölçülü ve dengeli olmak zorundadır. Peygamberimiz bir hadisinde, ‘Ağaçlara sopayla vurulamaz ve onlar kesilemez. Fakat zaruret halinde havanların yemesi için hafif ve yumuşak şekilde sallanarak yaprakları silkelenebilir’ buyurduğunu biliyoruz. Dinimiz ağaca bile vurmayı yasaklarken yeryüzüne inen bombalar asla kabul edilemez. Kuran’da bir ayette, ‘Göğü Allah yükseltti ve mizanı o koydu, sakın dengeyi bozmayınız’ der. Bunun gibi birçok ayet ve hadisi şerif insanın doğaya olan ilişkisini kurallara bağlar, ölçülü ve merhametli olmayı emreder. Her dinde her öğreti iyiliği, güzelliği emreder” açıklamasını yaptı.

"Çatışma çözümü ve arabuluculuk"

Kadın ve çocukların savaşlardan orantısız bir şekilde etkilendiği ve BM Güvenlik Konseyi’nin 1325 sayılı kararının kabulünün üzerinden 22 yıl geçtiğini dile getiren Emine Erdoğan, “Bu karar kadınların barış ve arabuluculuk süreçlerine dahil edilmesinin önemini ortaya koyuyor. Nitekim araştırmalar 1992-2009 yılları arasında müzakerecilerin yalnızca yüzde 13’nün, arabulucuların yüzde 6’sının kadınlardan oluştuğunu gösteriyor. Halbuki kadınların arabuluculuk süreçlerinde farklı gruplarda çalışmaya ve işbirliğine daha yatkın olduğu biliniyor. Kadınlar barış süreçlerinde sosyal meselelere daha fazla odaklanarak başarı şansını artıyor. O nedenle çatışma çözümü ve arabuluculuk süreçlerinin daha kapsayıcı olması hususunda dikkatinizi çekmek istiyorum. Kadınların ve gençlerin seslerinin gür çıkması çok önemli. Türkiye olarak bu konuya büyük atfediyoruz. Antalya’da düzenlenen 8. İstanbul Arabuluculuk Konferansının bir paneli tamamen kadınlar ve gençlerin arabuluculuk süreçlerindeki önemini anlatmayla çalışmıştı. İster mikro ister makro düzeyde olsun kadınların tüm karar mekanizmalarındaki varlığının artırılmasının hayati önemine yürekten inanıyorum. Kadın sağduyusu ve müzakere yeteneğinin sorunların çözümüne ivme kazandıracağını biliyorum” dedi.

Yorumlar (0)
banner69
27
açık
Namaz Vakti 20 Mayıs 2022
İmsak 03:46
Güneş 05:23
Öğle 12:43
İkindi 16:32
Akşam 19:53
Yatsı 21:23
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 37 81
2. Fenerbahçe 37 70
3. Konyaspor 37 67
4. Başakşehir 37 62
5. Alanyaspor 37 61
6. Beşiktaş 37 58
7. Antalyaspor 37 58
8. Karagümrük 37 57
9. Adana Demirspor 37 52
10. Sivasspor 37 51
11. Galatasaray 37 51
12. Kasımpaşa 37 50
13. Hatayspor 37 50
14. Kayserispor 37 47
15. Giresunspor 37 45
16. Gaziantep FK 37 43
17. Rizespor 37 36
18. Altay 37 34
19. Göztepe 37 28
20. Ö.K Yeni Malatya 37 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 35 67
2. Ümraniye 35 67
3. Bandırmaspor 35 61
4. İstanbulspor 35 59
5. Erzurumspor 35 58
6. Eyüpspor 35 54
7. Manisa Futbol Kulübü 36 49
8. Tuzlaspor 35 49
9. Samsunspor 35 48
10. Gençlerbirliği 35 48
11. Keçiörengücü 35 48
12. Boluspor 35 47
13. Denizlispor 35 46
14. Altınordu 35 45
15. Adanaspor 35 45
16. Bursaspor 35 41
17. Kocaelispor 35 41
18. Menemen Belediyespor 35 38
19. Balıkesirspor 35 12
Takımlar O P
1. M.City 37 90
2. Liverpool 37 89
3. Chelsea 37 71
4. Tottenham 37 68
5. Arsenal 37 66
6. M. United 37 58
7. West Ham United 37 56
8. Wolverhampton Wanderers 37 51
9. Leicester City 37 49
10. Brighton 37 48
11. Brentford 37 46
12. Newcastle 37 46
13. Crystal Palace 37 45
14. Aston Villa 37 45
15. Southampton 37 40
16. Everton 37 39
17. Burnley 37 35
18. Leeds United 37 35
19. Watford 37 23
20. Norwich City 37 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 37 85
2. Barcelona 37 73
3. Atletico Madrid 37 68
4. Sevilla 37 67
5. Real Betis 37 64
6. Real Sociedad 37 62
7. Villarreal 37 56
8. Athletic Bilbao 37 55
9. Osasuna 37 47
10. Celta Vigo 37 46
11. Valencia 37 45
12. Rayo Vallecano 37 42
13. Espanyol 37 41
14. Elche 37 39
15. Getafe 37 39
16. Granada 37 37
17. Mallorca 37 36
18. Cadiz 37 36
19. Levante 37 32
20. Deportivo Alaves 37 31