Gen mutasyonu olan erkekler de risk altında

Acıbadem Adana Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Orhan Demircan, meme ve yumurtalık kanserlerinin yüzde 80’inde kalıtsal risk faktörü bulunmadığını, buna karşın BRCA1 ve BRCA2 genlerinin birinde meydan gelen mutasyonun yüzde 5-10 düzeyinde kanser gelişimine neden olduğunu bildirdi.

Sağlık 03.02.2022, 09:47
Gen mutasyonu olan erkekler de risk altında

Acıbadem Adana Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Orhan Demircan, meme ve yumurtalık kanserlerinin yüzde 80’inde kalıtsal risk faktörü bulunmadığını, buna karşın BRCA1 ve BRCA2 genlerinin birinde meydan gelen mutasyonun yüzde 5-10 düzeyinde kanser gelişimine neden olduğunu bildirdi.

Prof. Dr. Demircan, ailesinde erken yaşta, birden fazla kişide meme kanseri görülen kadın ve erkeklerin BRCA1 ve BRCA2 genlerinin tespiti için gereken testleri yaptırmalarını isteyerek, sonucun pozitif olması halinde her iki memenin ve rahmin alınmasının yanı sıra ilaçla tedavi gibi bazı önlemlerin gündeme geldiğini belirtti.

Gen mutasyonu erkeklerde risk artıyor

Kalıtsal meme ve yumurtalık kanseri görülen ailelerin yaklaşık yarısında BRCA1 ve BRCA2 genlerinde mutasyon bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Demircan, DNA onarımında görev alan bu genlerin mutasyona uğradığında meme ve yumurtalık kanseri gelişimine yatkınlığın söz konusu olduğunu kaydetti. Prof. Dr. Demircan, “BRCA 1 mutasyonu varlığında yaşam boyu meme kanseri gelişme riski yüzde 70-80, yumurtalık kanseri gelişme riski yüzde 30-40 artıyor. BRCA 2 mutasyonunda ise risk bu oranların yarısı kadar oluyor. Bu gen mutasyonlarına sahip erkeklerde meme kanseri ve prostat kanseri gelişme riski de yüksek. Ayrıca yine bu kişilerde pankreas kanseri ve melanom dahil olmak üzere diğer kanser risklerinde de hafif bir artış vardır” diye konuştu.

Genetik testi gerektiren durumlar

BRCA1 veya BRCA2 gen mutasyonlarının yanı sıra TP53, PTEN, CDH1, ATM, CHEK2 veya PALB2 gibi tümör baskılayıcı genlerde de mutasyonlar görülebildiğini belirten Prof. Dr. Orhan Demircan, kandan bakılan bir test ile bu riskin ortaya konulabileceğini kaydetti. Ancak bu testi her meme ya da yumurtalık kanseri tanısında yapmaya gerek olmadığını anlatan Prof. Dr. Orhan Demircan, genetik riski artıran durumları şöyle sıraladı:

"Ailede bir veya daha fazla kadında 45 yaşında veya daha genç yaşta meme ve/veya yumurtalık kanseri olması.

Ailede melanom, prostat ve pankreas kanseri gibi ek kanser öyküsü bulunması.

Ailenin aynı tarafında birden fazla kuşakta meme ve/veya yumurtalık kanserlerinin varlığı.

Ailede bir kadının aynı veya diğer memesinde ikinci bir meme kanseri teşhisi konması veya meme ve yumurtalık kanserinin birlikte olması.

Erkek bir akrabaya meme kanseri teşhisi konması.

Ailede Li Fraumeni/Cowden sendromu ile uyumlu tümörlerin varlığı."

Ailede erken yaşta kansere dikkat

Meme kanseri tanısı alan kadınların yüzde 5-10’unda, erkeklerin ise yüzde 20’sinde BRCA1 veya BRCA2 genlerinin birinde mutasyon olduğu düşünüldüğünü söyleyen Prof. Dr. Demircan, şöyle devam etti:

"Meme kanserinin biyolojik özelliklerini gösteren östrojen, progesteron ve HER2 reseptörü negatif olan "üçlü negatif" meme kanseri saptanan 60 yaşından küçük kadınların yaklaşık yüzde 10-30’unda BRCA1 veya BRCA2 gen mutasyonuna rastlanıyor. 60 yaşından önce dört veya daha fazla meme kanseri tanısı konmuş ailelerde kanserin kalıtsal olma riski yüzde 80 civarındadır. Bu nedenle üçlü negatif meme kanseri bulunan kadınlara genetik test yapılması ve genetik danışmanlık alması önerilmektedir.”

BRCA1 veya BRCA2 genlerindeki mutasyonlar, kan veya tükürük testi ile tanımlandığını, genetik mutasyon tespitinin ailedeki kanserleri açıklayabileceğine ve risk altındakileri belirlemeye yardımcı olacağını anlatan Prof. Dr. Demircan, kanseri önleyebilecek cerrahi ve medikal seçenekler bulunduğunu hatırlattı.

Risk azaltıcı yöntemler

Önleyici (profilaktik) mastektomi (memenin alınması) ve yumurtalıkların alınması, genetik geçişli kanseri önlemek için en sık kullanılan risk azaltıcı cerrahi yöntemler olarak dikkat çektiğini belirten Prof. Dr. Demircan, her iki memenin de çıkarılması ile meme kanseri riskinin yüzde 90 azaldığını kaydetti.

Yumurtalıkların ve tüplerinin önleyici cerrahi olarak çıkarılması olarak açıklanan “profilaktik salpingo-ooferektomi” işlemi ile yumurtalık kanseri riskinin de yaklaşık yüzde 90 oranında düştüğünü dile getiren Prof. Dr. Demircan, bu yöntem ile menopoza girmeyen kadınlarda meme kanseri gelişme ihtimalinin de yarı yarıya düştüğünü kaydediyor.

“Gen mutasyonuna sahip kadın için, meme veya yumurtalık kanseri gelişme riskini azaltmak için yapılacak önleyici cerrahi önemli bir karardır” diye uyaran Prof. Dr. Orhan Demircan, kanser riskini ilaçla azaltma yöntemi hakkında da şunları söyledi:

“Kemoprevensiyon, kanserin gelişmesini durdurmak veya önlemek için ilaçların kullanılması anlamına geliyor. Meme kanseri riski yüksek olan kadınlar tarafından 5 yıl süreyle alınan tamoksifen sitrat, bu riski yüzde 50 oranında azaltıyor. Bazı araştırmalar, tamoksifenin BRCA1 ve BRCA2 mutasyonları olan kadınlar için meme kanseri riskini azaltmaya yardımcı olabileceğini düşündürüyor. Bununla birlikte, BRCA1 mutasyonlu kadınların hormon reseptörü negatif kanser geliştirme ihtimali daha yüksek olduğundan, önleyici etkisi yeterli olmayabilir.”

Tarama 18 yaşından itibaren başlamalı

Belirtiler ortaya çıkmadan önce belirli kanser türlerini bulmak için farklı testlerin kullanıldığı tarama yöntemleri de BRCA1 veya BRCA2 gen mutasyonu olan kadınlarda büyük önem taşıyor. Genetik geçiş riski olan kadınlarda şu tarama yöntemleri kullanılıyor:

"18 yaşından itibaren aylık kendi kendine meme muayenesi, 25 yaşından itibaren yılda iki kez klinik meme muayenesi,25 ile 29 yaş arasındaki yıllık meme MR görüntülemesi, 30 ile 75 yaş arasında yıllık mamografi ve meme MR görüntülemesi, 20 yaşından itibaren jinekolojik muayene ve ultrason, 30 yaşından başlayarak altı ayda bir CA-125 kan testi."

Yorumlar (0)
banner69
19
açık
Namaz Vakti 19 Mayıs 2022
İmsak 03:47
Güneş 05:24
Öğle 12:43
İkindi 16:32
Akşam 19:52
Yatsı 21:22
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 37 81
2. Fenerbahçe 37 70
3. Konyaspor 37 67
4. Başakşehir 37 62
5. Alanyaspor 37 61
6. Beşiktaş 37 58
7. Antalyaspor 37 58
8. Karagümrük 37 57
9. Adana Demirspor 37 52
10. Sivasspor 37 51
11. Galatasaray 37 51
12. Kasımpaşa 37 50
13. Hatayspor 37 50
14. Kayserispor 37 47
15. Giresunspor 37 45
16. Gaziantep FK 37 43
17. Rizespor 37 36
18. Altay 37 34
19. Göztepe 37 28
20. Ö.K Yeni Malatya 37 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 35 67
2. Ümraniye 35 67
3. Bandırmaspor 35 61
4. İstanbulspor 35 59
5. Erzurumspor 35 58
6. Eyüpspor 35 54
7. Manisa Futbol Kulübü 36 49
8. Tuzlaspor 35 49
9. Samsunspor 35 48
10. Gençlerbirliği 35 48
11. Keçiörengücü 35 48
12. Boluspor 35 47
13. Denizlispor 35 46
14. Altınordu 35 45
15. Adanaspor 35 45
16. Bursaspor 35 41
17. Kocaelispor 35 41
18. Menemen Belediyespor 35 38
19. Balıkesirspor 35 12
Takımlar O P
1. M.City 37 90
2. Liverpool 37 89
3. Chelsea 36 70
4. Tottenham 37 68
5. Arsenal 37 66
6. M. United 37 58
7. West Ham United 37 56
8. Wolverhampton Wanderers 37 51
9. Leicester City 36 48
10. Brighton 37 48
11. Brentford 37 46
12. Newcastle 37 46
13. Crystal Palace 36 45
14. Aston Villa 36 44
15. Southampton 37 40
16. Everton 36 36
17. Leeds United 37 35
18. Burnley 36 34
19. Watford 37 23
20. Norwich City 37 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 37 85
2. Barcelona 37 73
3. Atletico Madrid 37 68
4. Sevilla 37 67
5. Real Betis 37 64
6. Real Sociedad 37 62
7. Villarreal 37 56
8. Athletic Bilbao 37 55
9. Osasuna 37 47
10. Celta Vigo 37 46
11. Valencia 37 45
12. Rayo Vallecano 37 42
13. Espanyol 37 41
14. Getafe 37 39
15. Elche 37 39
16. Granada 37 37
17. Mallorca 37 36
18. Cadiz 37 36
19. Levante 37 32
20. Deportivo Alaves 37 31