Prof. Dr. Ateş: “Her yıl 500 bin-1 milyon kişi Hepatit B'ye bağlı hastalıklar nedeniyle kaybediliyor”

1 milyon kişi Hepatit B’ye bağlı siroz, karaciğer kanseri gibi hastalıklar nedeniyle kaybediliyor.

Sağlık 24.04.2019, 16:03 24.04.2019, 16:03
Prof. Dr. Ateş: “Her yıl 500 bin-1 milyon kişi Hepatit B'ye bağlı hastalıklar nedeniyle kaybediliyor”

Türkiye'de Hepatit B ile karşılaşma sıklığı ise yüzde 4. Nüfusumuzu kabaca 80 milyon kabul edersek 3,2 milyon vatandaşımız Hepatit B virüsü ile karşılaşmış durumda” dedi.

Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Bilim Dalından Prof. Dr. Fehmi Ateş, “Viral Hepatitler ve Bulaşıcı Sarılıklar” konusunda halka açık sunum yaptı.

Yenişehir Atatürk Kültür Merkezi'ndeki sunumunda, “Sarılık bir hastalık değil, bizim için sadece bir bulgu” diyen Prof. Dr. Ateş, alyuvar denen kırmızı kan hücrelerinin özellikle ömürlerini tamamlamış olanların yıkımıyla ortaya çıkan bilirubin isimli sarı boyar maddenin kanda belirli eşik değerin üzerine çıkması sonucu, özellikle göz altları sarıya boyanınca ‘bu hastada sarılık var' dendiğini ifade etti.

Ancak sarılığın onlarca nedeni olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Ateş, “Viral hepatitler bunların sadece küçük bir bölümünü oluşturuyor.

Örneğin çok sık rastlanılan yeni doğanlardaki fizyolojik sarılıklar, safra yollarını tıkayan iyi veya kötü karakterli tıkayıcı oluşumlar, karaciğer tümörleri, bunların hepsi sarılık yapıyor. Ama toplumda sarılık dendiği zaman viral hepatit anlaşılıyor” dedi.

Hepatitin karaciğer iltihabı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Ateş, hepatitin de sarılık da olduğu gibi pek çok nedeni olduğuna işaret etti.

Bunların önemli kısmını mikropların oluşturduğunu dile getiren Prof. Dr. Ateş, “Ama aşırı alkol tüketimi, karaciğer yağlanması, özellikle obezite gittikçe artan bir problem; bu da aynı alkolde olduğu gibi karaciğerde yağlanma yaparak karaciğer sirozuna, sarılığa neden olabiliyor.

Metabolik ve otoimmün hastalıklar, bazı ilaçlar, kimyasal maddeler karaciğerde toksik hepatite neden olabiliyor” diye konuştu.

"Hepatit A, B, C, D ve E hastalığın ciddiyetiyle ilişkili bir sıralama değildir, tamamen farklı virüslerdir”

Bulaşıcı sarılığın (viral hepatit) ise Hepatit A, B, C, D ve E virüslerinin neden olduğu bir hastalık olduğunu anlatan Prof. Dr. Ateş, toplumdaki yanlış bir algıya da değinerek, "Sık sık karşılaşıyoruz; hastalar bunların birbirine dönüşen, hastalığın ciddiyetiyle ilişkili sanki bir sıralama olduğunu düşünüyorlar.

‘Hocam keşke ben hepatit A olduğumda yakalasaydınız, bakın B olmuşum. Geç mi kaldım' veya C olan ‘Ben de keşke senin gibi B olabilseydim' diyor.

Bunlar tamamen farklı virüsler. Ancak, karaciğerde yaptıkları etki ve ortaya çıkan bulgular benzer olduğu için hepatit virüsleri olarak isimlendiriliyorlar” ifadelerini kullandı.

“Hastaların çoğunda bulgular görülmez”

Hepatit bulgularının birçok hastalıkta görülen bulgularla benzer olduğunu aktaran Prof. Dr. Ateş, bu bulguları halsizlik, iştahsızlık, kas ağrıları, bulantı, kusma, karın ağrısı, ateş yüksekliği, göz altlarında sararma, ciltte sararma, idrar renginde koyulaşma ve büyük abdestin camcı macunu veya kül renginde olması olarak sıraladı.

Bu bulguların her hastada her zaman görülmediğini vurgulayan Prof. Dr. Ateş, “Pek çok hasta belirtisiz geçiriyor hepatitleri, rastlantısal olarak saptanıyor.

Hastaların çoğunda bu bulguları görmüyoruz. Ama bu bulgular olduğunda hemen bir sağlık kurumuna başvurmakta fayda var” şeklinde konuştu.

B, C ve D hepatitlerinin kronikleşebildiğini belirten Prof. Dr. Ateş, “Halk arasında buna müzmin hastalık deniyor. Bir hastalık 6 aydan uzun sürdüğü zaman etkilediği organda kalıcı hasarlara neden olabiliyor.

O nedenle B, C ve D virüsleri diğerlerine göre göreceli olarak daha önemli. A ve E hepatitleri kronikleşmiyor ama bunlar da karaciğeri etkiledikleri o kısa dönemde oldukça hırpalayabilir. Ölümle sonuçlanacak bulgulara neden olabilir” dedi.

A tipi sarılığın başlıca oral yolla bulaştığına dikkat çeken Prof. Dr. Ateş, dışkının bir şekilde yenen yiyeceklere, içilen içeceklere ve ellere bulaştığını ve ağza gittiğini aktardı.

Bunu önlemenin, ilk önce etkin bir altyapı hizmetiyle mümkün olabileceğini söyleyen Ateş, “Hala ülkemizde özellikle kırsal kesimde içme suyu kuyularıyla fosseptik kuyuları çok yakın mesafede. Bunların arasında geçiş olabiliyor ve dışkı bir şekilde içme sularına geçebiliyor.

Şehirlerdeki problem ise kanalizasyonunu yanından geçen su boruları. Bir yağmur yağdığında iki boru arasında ilişki söz konusu oluyor ve biz yine hepatit ishal ataklarıyla hastaları karşımızda yığılmış görüyoruz.

Öte yandan tuvalet ve el yıkama eğitimi, mutlaka tüm bireylere çocukluktan itibaren kazandırılmalı. Eller özellikle yemek hazırlamadan önce, yemek yemeden önce, tuvalet sonrası, çiğ ya da hazır yiyecekleri ellemeden önce ve bunları yedikten sonra mutlaka yıkanmalı” diye konuştu.

“Hepatit B ve Hepatit C, uzun yıllar sonra siroza veya karaciğer kanserine neden olabiliyor”

Hepatit B ve Hepatit C'nin bulaşma yollarının ise birbirine benzer olduğunu ifade eden Prof. Dr. Ateş, şunları söyledi:

"Kan yoluyla ve genellikle cinsel ilişki yoluyla geçebiliyorlar. Kronik sarılık hastalığına neden olurlar. Uzun yıllar sonra karaciğer kanserine veya siroza neden olabiliyorlar.

Sirozun çok ciddi komplikasyonları var ve maalesef hastalarımızın çoğunu bu komplikasyonlar nedeniyle kaybediyoruz. O nedenle bu hastalıkları erken aşamada yakalayıp tedavi etmek hayati önem taşıyor. Hepatit B, doğum sırasında anneden bebeğe dikey geçişle geçebiliyor.

Bebeklik ve küçük çocukluk yaşlarında geçme olasılığı yüzde 75 ile yüzde 90'ları buluyor. Erişkin yaşlarda bağışıklık sistemi güçlendiği için Hepatit B ile karşılaşılsa bile kronikleşme oranları yüzde 5-10'larda kalıyor.

Bu nedenle mutlaka gebelerin Hepatit B açısından taranması ve Hepatit B pozitif anneden doğan bebeklerin doğar doğmaz aşı olmaları gerekiyor.”

“Her yıl 500 bin-1 milyon kişi Hepatit B'ye bağlı hastalıklar nedeniyle kaybediliyor”

Hepatit B'nin tüm dünyada ve Türkiye'de çok yaygın bir virüs olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Ateş, “Dünyada 2 milyardan fazla kişi Hepatit B virüsü ile karşılaşmış.

Türkiye'de Hepatit B ile karşılaşma sıklığı ise yüzde 4. Nüfusumuzu kabaca 80 milyon kabul edersek 3,2 milyon vatandaşımız Hepatit B virüsü ile karşılaşmış durumda.

Dünyada yaklaşık 400 milyon kişi Hepatit B hastasıdır. Hepatit B yaygınlığı, Hepatit C'nin iki katı ve çok korkulan HIV virüsünün 7 katı sıklıkta ve bu ikisinden de çok daha bulaşıcı bir virüs.

Her yıl 500 bin-1 milyon kişi Hepatit B'ye bağlı siroz, karaciğer kanseri gibi hastalıklar nedeniyle kaybediliyor. Sigaradan sonra kanser yaptığı ortaya konmuş en sık sebep Hepatit B virüsü. Aşılamayla önlenebilen bir virüs” şeklinde konuştu.

Hepatit C'nin dünyada karşılaşma sıklığının ise yüzde 2-3 civarında olduğunu söyleyen Prof. Dr. Ateş, yaklaşık 180 milyon kişinin Hepatit C ile enfekte olduğunu, Türkiye'deki sıklık oranını ise yüzde 0,5-1 arasında seyrettiğini bildirdi.

Kronikleşen ve kan yoluyla geçen bir virüs olduğunu aktaran Prof. Dr. Ateş, kronikleşme oranının çok daha yüksek olduğunu dile getirerek, kalıcı bağışıklık oluşmadığına ve aşısı bulunmadığına dikkat çekti. Özellikle toplu sünnetlerde sterilizasyona dikkat edilmesi gerektiği uyarısında bulunan Prof. Dr. Ateş, ayrıca alın kestirme, dil altını kestirme ve kan kardeşliğinden kaçınılmasını istedi.

Kişilerin bulaşma yolları hakkında bilgilendirilmeleri gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Ateş, hastayla aynı evde yaşayanların hastaya ait kanla temas edebilecek diş fırçası, tıraş malzemeleri, tırnak makası gibi malzemeleri kullanmalarını, cinsel ilişkide kondom kullanılmasını istedi.

Mikrobu taşıyan gebe annelerin mutlaka Hepatit B ve C için taranması ve önlemlerinin alınması gerektiğine işaret eden Ateş, “Kronik hepatitlerde erken tanı ve tedavi önemli. Tedavi herkes için aynı değildir, hastaya özeldir ve çok başarılıdır. Yeni tedavilerle siroz ve kansere gidiş önemli ölçüde azaltıldı” dedi.

Yorumlar (0)
banner69
16
açık
Namaz Vakti 20 Mayıs 2022
İmsak 03:46
Güneş 05:23
Öğle 12:43
İkindi 16:32
Akşam 19:53
Yatsı 21:23
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 37 81
2. Fenerbahçe 37 70
3. Konyaspor 37 67
4. Başakşehir 37 62
5. Alanyaspor 37 61
6. Beşiktaş 37 58
7. Antalyaspor 37 58
8. Karagümrük 37 57
9. Adana Demirspor 37 52
10. Sivasspor 37 51
11. Galatasaray 37 51
12. Kasımpaşa 37 50
13. Hatayspor 37 50
14. Kayserispor 37 47
15. Giresunspor 37 45
16. Gaziantep FK 37 43
17. Rizespor 37 36
18. Altay 37 34
19. Göztepe 37 28
20. Ö.K Yeni Malatya 37 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 35 67
2. Ümraniye 35 67
3. Bandırmaspor 35 61
4. İstanbulspor 35 59
5. Erzurumspor 35 58
6. Eyüpspor 35 54
7. Manisa Futbol Kulübü 36 49
8. Tuzlaspor 35 49
9. Samsunspor 35 48
10. Gençlerbirliği 35 48
11. Keçiörengücü 35 48
12. Boluspor 35 47
13. Denizlispor 35 46
14. Altınordu 35 45
15. Adanaspor 35 45
16. Bursaspor 35 41
17. Kocaelispor 35 41
18. Menemen Belediyespor 35 38
19. Balıkesirspor 35 12
Takımlar O P
1. M.City 37 90
2. Liverpool 37 89
3. Chelsea 37 71
4. Tottenham 37 68
5. Arsenal 37 66
6. M. United 37 58
7. West Ham United 37 56
8. Wolverhampton Wanderers 37 51
9. Leicester City 37 49
10. Brighton 37 48
11. Brentford 37 46
12. Newcastle 37 46
13. Crystal Palace 37 45
14. Aston Villa 37 45
15. Southampton 37 40
16. Everton 37 39
17. Burnley 37 35
18. Leeds United 37 35
19. Watford 37 23
20. Norwich City 37 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 37 85
2. Barcelona 37 73
3. Atletico Madrid 37 68
4. Sevilla 37 67
5. Real Betis 37 64
6. Real Sociedad 37 62
7. Villarreal 37 56
8. Athletic Bilbao 37 55
9. Osasuna 37 47
10. Celta Vigo 37 46
11. Valencia 37 45
12. Rayo Vallecano 37 42
13. Espanyol 37 41
14. Getafe 37 39
15. Elche 37 39
16. Granada 37 37
17. Mallorca 37 36
18. Cadiz 37 36
19. Levante 37 32
20. Deportivo Alaves 37 31