Ali Uyan

Tarsus (İHA) - İhlas Haber Ajansı | 29.04.2004 - 09:31, Güncelleme: 01.01.1970 - 02:00 657+ kez okundu.
 

Ali Uyan

Ali Uyan

Hayatın gerçeğidir bu hiç kimse kaybedenin yanında olmaz. Herkes kazanının yanındadır. Siyasette de böyledir, ticarette de, sanattada. Hep kazananın yanında oluruz, çünkü güç oradadır. Siyasette ilk aşama aday olabilmek veya istediğinizi aday yapabilmektir. Adaylığı kesinleşene de hemen sahiplenilir. İşte ben aday yaptım, benim adayım vs. Bazende ilk önce bir adayı destekler gibi gözükürsünüz sonra da ondan vazgeçip, aslında benim adayım falancadır dersiniz. Neden mi? Çünkü güç oradadır ya güçlü olanın yanına geçiverirsiniz hemen, geçişlerde vize sorulmuyor nasıl olsa. O aday kazanırsa da havanızdan geçilmez, işte ben olmasaydım aday da olamazdı, seçimi de kazanamazdı gibi. Peki seçim kaybedilirse ne oluyor, durum tamamen tersine dönüyor ne yazıkki! Seçimi kazandığı taktirde sizin olan adayınız, aslan parçası adayınız, güzel olan adayınız bir dakikada kötü aday oluyor, başarısız aday oluyor, yani başarı halinde sizin başarınız, başarısızlık halinde ise bu başarısızlık başkasının oluyor. Ondan sonra da başlıyoruz yorumlara. Aslında başka bir aday olsa idi belki seçimi kazanabilirdik gibi gerçekten ve doğrulardan uzak gibi açıklamalar yapıyoruz. Eğer başka bir aday ile kazanılacaksa idi bu seçim, neden onlardan birini atatmadınız? diye soru geliyor insanın aklına. Peki aslında böyle mi olması gerekiyor? Siyaset ve dostluk bu mudur dersiniz? Elbetteki hayır. Eğer gerçekten o adaya güveniyorsanız, onun aday olup seçim kazanmasını yürekten istiyorsanız sonuna kadar beraber olacaksınız. Seçimi kazansa da, kaybetse de yanında dimdik duracaksınız. Çünkü siyaset uzun soluklu bir maratondur. Nasılki o adayın geçmişte sizin yanınızda sonuna kadar durarak her türlü desteğini esirgemediği gibi. Aslında kazanılan ve kaybedilen seçimlerin tüm başarı ve başarısızlığını adaya yüklemek doğru mudur? Bir de orası var. Yani ilçe başkanı ve yöneticileri, partinin diğer seçilmiş organ ve bireyleri kendi üzerlerine düşen görevi yerine getirmiş midir? Ona da bakmak lazım. Çünkü bir adayın, adaylığının kesinleşmesi ile seçim tarihi arasındaki süre çok kısıtlı olduğu için bu zaman zarfında yapılabilecek çalışmalarda belirli ölçülerde olacaktır. Bu nedenle görevde olan ilçe başkan ve yöneticilerine, seçilmiş olan parlementerlerin görevi parti politikalarını geniş halk kitlelerine anlatmak ve partiyi seçime hazırlamaktır.
Ali Uyan
Hayatın gerçeğidir bu hiç kimse kaybedenin yanında olmaz. Herkes kazanının yanındadır. Siyasette de böyledir, ticarette de, sanattada.

Hep kazananın yanında oluruz, çünkü güç oradadır. Siyasette ilk aşama aday olabilmek veya istediğinizi aday yapabilmektir. Adaylığı kesinleşene de hemen sahiplenilir.

İşte ben aday yaptım, benim adayım vs. Bazende ilk önce bir adayı destekler gibi gözükürsünüz sonra da ondan vazgeçip, aslında benim adayım falancadır dersiniz.

Neden mi? Çünkü güç oradadır ya güçlü olanın yanına geçiverirsiniz hemen, geçişlerde vize sorulmuyor nasıl olsa. O aday kazanırsa da havanızdan geçilmez, işte ben olmasaydım aday da olamazdı, seçimi de kazanamazdı gibi.

Peki seçim kaybedilirse ne oluyor, durum tamamen tersine dönüyor ne yazıkki!

Seçimi kazandığı taktirde sizin olan adayınız, aslan parçası adayınız, güzel olan adayınız bir dakikada kötü aday oluyor, başarısız aday oluyor, yani başarı halinde sizin başarınız, başarısızlık halinde ise bu başarısızlık başkasının oluyor.

Ondan sonra da başlıyoruz yorumlara. Aslında başka bir aday olsa idi belki seçimi kazanabilirdik gibi gerçekten ve doğrulardan uzak gibi açıklamalar yapıyoruz. Eğer başka bir aday ile kazanılacaksa idi bu seçim, neden onlardan birini atatmadınız? diye soru geliyor insanın aklına.

Peki aslında böyle mi olması gerekiyor? Siyaset ve dostluk bu mudur dersiniz? Elbetteki hayır. Eğer gerçekten o adaya güveniyorsanız, onun aday olup seçim kazanmasını yürekten istiyorsanız sonuna kadar beraber olacaksınız.

Seçimi kazansa da, kaybetse de yanında dimdik duracaksınız. Çünkü siyaset uzun soluklu bir maratondur. Nasılki o adayın geçmişte sizin yanınızda sonuna kadar durarak her türlü desteğini esirgemediği gibi.

Aslında kazanılan ve kaybedilen seçimlerin tüm başarı ve başarısızlığını adaya yüklemek doğru mudur? Bir de orası var. Yani ilçe başkanı ve yöneticileri, partinin diğer seçilmiş organ ve bireyleri kendi üzerlerine düşen görevi yerine getirmiş midir? Ona da bakmak lazım.

Çünkü bir adayın, adaylığının kesinleşmesi ile seçim tarihi arasındaki süre çok kısıtlı olduğu için bu zaman zarfında yapılabilecek çalışmalarda belirli ölçülerde olacaktır.

Bu nedenle görevde olan ilçe başkan ve yöneticilerine, seçilmiş olan parlementerlerin görevi parti politikalarını geniş halk kitlelerine anlatmak ve partiyi seçime hazırlamaktır.
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.