Burundaki kemik eğriliği öksürüğe neden olabilir
Sağlık
(İHA) - İhlas Haber Ajansı |
21.03.2019 - 12:09, Güncelleme:
01.01.1970 - 02:00 736+ kez okundu.
Burundaki kemik eğriliği öksürüğe neden olabilir
Solunum yolları ve boğaz bölgesi başta olmak üzere vücudun savunma mekanizması olan öksürük, birçok nedene bağlı olarak gerçekleşiyor. Solunum yolları ve boğaz bölgesi başta olmak üzere vücudun savunma mekanizması olan öksürük, birçok nedene bağlı olarak gerçekleşiyor. Üst solunum yolu enfeksiyonlarına bağlı dokularda oluşan kızarıklık, ağrı ve tahrişin öksürük refleksini tetiklediği biliniyor. Yaşam kalitesini düşüren ve hangi nedene bağlı oluşursa oluşsun, öksürüğün kaynaklandığı hastalığın tespit edilerek tedavisinin planlanması büyük önem taşıyor. Memorial Antalya Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları ve Baş ve Boyun Cerrahisi Bölümü’nden Prof. Dr. Mustafa Asım Şafak, öksürüğe yol açabilen nedenler ve tedaviler hakkında bilgi verdi. Öksürük birçok hastalığa eşlik edebilir Solunum yollarını örten mukozanın yabancı cisimle veya tahriş nedeniyle uyarılması, alerji veya enfeksiyona bağlı iltihaplanmalar, yapısal bozukluklar veya tümörler mukus üretiminde ve yoğunluğunda artışa neden olabilmektedir. Bu ve benzeri nedenlerle oluşan solunum yollu hastalıkları sonucunda öksürük şikayetleri meydana gelir. Nefes borusuna ve akciğerlere bağlı pek çok alerjik, metabolik, otoimmün enfeksiyonlar veya tümörlere bağlı hastalıklar da öksürük şikayetlerinin önemli nedenleri arasındadır. Burundaki kemik eğriliği öksürüğe neden olabilir Burundaki her türlü kemik eğriliği gibi yapısal bozukluklar, enfeksiyonlar veya alerji nedeniyle oluşan burun eti büyümeleri, çocuklarda sık görülen geniz etinin büyümesi gibi durumlar belli başlı burun tıkanıklığı nedenleridir. Burun tıkanıklığına ikincil olarak veya diğer nedenlerle sinüzit oluşması kötü kokulu, sarı-yeşil renkli mukus üretimini artırır ve öksürüğe yol açar. Beslenme alışkanlıkları öksürüğü tetikliyor Sigara içilmesi, acılı beslenme, soğuk ve asitli içecekler tüketilmesi, yüksek sesle veya uzun süreli konuşma, tozlu, dumanlı ya da soğuk ortamlarda bulunulması önemli farenjit etkenleridir. Bazı durumlarda alerjik nedenler veya mide asidinin boğaza kaçması gibi durumlar da mukozanın iltihaplanmasına neden olur. Bakteriler ve virüsler nedeniyle oluşan enfeksiyonlara bağlı bademcik iltihapları, farenjit veya larenjit iltihapları, boğaz ağrısı, yutma güçlüğü, ateş ve ses kısıklığı gibi şikayetler ile birlikte öksürük meydana gelir. Nedeni tespit edilmeli Öksürükle birlikte ateş, boğaz ağrısı, ağızda acı bir tat hissetme, yutma güçlüğü, ses kısıklığı, boğazda takılma hissi, burun tıkanıklığı, geniz akıntısı, balgam çıkarma, hırıltılı solunum, nefes darlığı veya kan tükürme gibi şikayetler de görülebilir. Öksürüğün süresi, balgamlı veya kuru olması, yatma pozisyonundan sonra tetiklenmesi, beslenme ile ilişkisi ve çıkan öksürük sesi önemlidir. Öksürüğün özellikleri ve eşlik eden diğer şikayetler hastalığın neden kaynaklandığını ortaya koyar. Öksürük şikayeti önemsenmeli, zaman geçirmeden kulak burun boğaz ve göğüs hastalıkları uzmanına başvurulmalıdır. Bunlara dikkat ederek öksürüğü önleyebilirsiniz; 1. Günde ortalama 2.5, 3 litre oda ısısında su tüketin. 2. Günde ortalama 2-3 fincan bitki çayını, aralıklarla ve çok sıcak olmayacak şekilde için. 3. Soğuktan korunmaya özen gösterin. 4. Burundan nefes almaya özen gösterin. 5. Hastalık dönemlerinde aşırı efor gerektiren işlerden kaçının, mümkün olduğunca istirahat edin. 6. Mevsiminde taze sebze ve meyve tüketin. 7. Sigara vb. tütün ürünleri kullanmayın. 8. Asitli ve soğuk içecekler içmeyin ve alkol almamaya özen gösterin. 9. Her türlü tozlu ve kirli ortamdan uzak durun. 10. Halsiz veya yorgun düşmemek için uyku süresine dikkat edin. SİNÜZİT Baş ağrısı, burun tıkanıklığı, koku alma bozukluğu, burundan gelen yeşil akıntı gibi şikayetlerle kendini gösteren sinüzitin en önemli nedeninin soğuk algınlığı olduğunu söyleyen Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Özge Çağlar “Özellikle kış aylarında soğukta ya da klimalı ortamda fazla bulunmak sinüzit riskini arttırır. Burun içi kemik- kıkırdak eğriliği, çok fazla nezle olanlarda ve alerjik yapıya sahip kişilerde sinüzit çok sık görülür. Saçlar ıslak dışarı çıkmak soğuk algınlığı riskini, dolaylı yoldan sinüzit oluşumunu da artırır. Bu mevsimde soğuktan korunmak, ortamı nemlendirmek gerekir. Bol bol su içmek ve dinlenmek de önemli” diyor. Burun, şakak, alın ve göz çevresindeki içi hava dolu boşluklar olan sinüslerin büyüklüğü kişiden kişiye farklılık gösterir ve sayıları yaklaşık 15-20 civarındadır. Sağlıklı durumlarda içleri hava ile doludur ve bir kanalla burun içine açılır. Bunların içini örten mukoza burun ile aynıdır ve mukozanın salgısı kanallarla buruna gelir, solunum yollarının nemli kalmasını ve ısıtılmasını sağlar, sağlıklı sinüsler kafatası ağırlığını azaltır ve sesin frekansını sağlar. Bu mukoza iltihaplanırsa (virüsler-bakteriler ya da her ikisinin yaptığı) sinüzit ortaya çıkar. Burun içinde yapısal anomalisi bulunan (burun içi kemik-kıkırdak eğriliği), çok fazla nezle olanlar ve alerjik yapıya sahip kişilerde mukus akımı engellendiği için sinüzit çok sık görülür. Özellikle nezle bir haftadan fazla sürmüşse kişinin sinüzit olma ihtimali yüksektir. KIŞIN BAŞ AĞRINIZ ARTIYORSA Sinüziti olanlarda, baş ağrısı, burun tıkanıklığı, koku alma bozukluğu, yeşil akıntı, geniz akıntısı, göz çevresi ağrısı, öksürük gözlenenir. Özellikle başın çok ağırlaşması, baş ağrıları migren tarzı hastalıklarla çok sık karıştırılabilir, kış aylarında baş ağrısı artıyorsa mutlaka kulak burun boğaz uzmanına danışmak gerekir. SON ÇARE AMELİYAT Kişinin şikayetleri üç haftadan fazla sürüyorsa yani kronikleşmeye başladıysa ve giderek artıyorsa daha detaylı inceleme yapılması gerekir. Sinüzit tedavisi özellikle antibiyotiklerle yapılır, burun açıcı sprey ve ilaçlar hastanın durumuna göre kullanılır. Hastanın alerjik bir durumu yoksa antiallerjik ilaç kullanılmamalıdır. Kuru havalarda burun nemlendiriciler önerilebilir. Eğer sinüzit çok tekrarlıyorsa artık hasta ilaçlardan fayda görmüyorsa ameliyat açısından değerlendirilebilir. Bu ameliyatlarda tıkanmış olan sinüs ağızları açılıp drenajı sağlanır.
Solunum yolları ve boğaz bölgesi başta olmak üzere vücudun savunma mekanizması olan öksürük, birçok nedene bağlı olarak gerçekleşiyor.
Solunum yolları ve boğaz bölgesi başta olmak üzere vücudun savunma mekanizması olan öksürük, birçok nedene bağlı olarak gerçekleşiyor. Üst solunum yolu enfeksiyonlarına bağlı dokularda oluşan kızarıklık, ağrı ve tahrişin öksürük refleksini tetiklediği biliniyor.
Yaşam kalitesini düşüren ve hangi nedene bağlı oluşursa oluşsun, öksürüğün kaynaklandığı hastalığın tespit edilerek tedavisinin planlanması büyük önem taşıyor. Memorial Antalya Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları ve Baş ve Boyun Cerrahisi Bölümü’nden Prof. Dr. Mustafa Asım Şafak, öksürüğe yol açabilen nedenler ve tedaviler hakkında bilgi verdi.
Öksürük birçok hastalığa eşlik edebilir
Solunum yollarını örten mukozanın yabancı cisimle veya tahriş nedeniyle uyarılması, alerji veya enfeksiyona bağlı iltihaplanmalar, yapısal bozukluklar veya tümörler mukus üretiminde ve yoğunluğunda artışa neden olabilmektedir.
Bu ve benzeri nedenlerle oluşan solunum yollu hastalıkları sonucunda öksürük şikayetleri meydana gelir. Nefes borusuna ve akciğerlere bağlı pek çok alerjik, metabolik, otoimmün enfeksiyonlar veya tümörlere bağlı hastalıklar da öksürük şikayetlerinin önemli nedenleri arasındadır.
Burundaki kemik eğriliği öksürüğe neden olabilir
Burundaki her türlü kemik eğriliği gibi yapısal bozukluklar, enfeksiyonlar veya alerji nedeniyle oluşan burun eti büyümeleri, çocuklarda sık görülen geniz etinin büyümesi gibi durumlar belli başlı burun tıkanıklığı nedenleridir.
Burun tıkanıklığına ikincil olarak veya diğer nedenlerle sinüzit oluşması kötü kokulu, sarı-yeşil renkli mukus üretimini artırır ve öksürüğe yol açar.
Beslenme alışkanlıkları öksürüğü tetikliyor
Sigara içilmesi, acılı beslenme, soğuk ve asitli içecekler tüketilmesi, yüksek sesle veya uzun süreli konuşma, tozlu, dumanlı ya da soğuk ortamlarda bulunulması önemli farenjit etkenleridir.
Bazı durumlarda alerjik nedenler veya mide asidinin boğaza kaçması gibi durumlar da mukozanın iltihaplanmasına neden olur.
Bakteriler ve virüsler nedeniyle oluşan enfeksiyonlara bağlı bademcik iltihapları, farenjit veya larenjit iltihapları, boğaz ağrısı, yutma güçlüğü, ateş ve ses kısıklığı gibi şikayetler ile birlikte öksürük meydana gelir.
Nedeni tespit edilmeli
Öksürükle birlikte ateş, boğaz ağrısı, ağızda acı bir tat hissetme, yutma güçlüğü, ses kısıklığı, boğazda takılma hissi, burun tıkanıklığı, geniz akıntısı, balgam çıkarma, hırıltılı solunum, nefes darlığı veya kan tükürme gibi şikayetler de görülebilir.
Öksürüğün süresi, balgamlı veya kuru olması, yatma pozisyonundan sonra tetiklenmesi, beslenme ile ilişkisi ve çıkan öksürük sesi önemlidir. Öksürüğün özellikleri ve eşlik eden diğer şikayetler hastalığın neden kaynaklandığını ortaya koyar.
Öksürük şikayeti önemsenmeli, zaman geçirmeden kulak burun boğaz ve göğüs hastalıkları uzmanına başvurulmalıdır.
Bunlara dikkat ederek öksürüğü önleyebilirsiniz;
1. Günde ortalama 2.5, 3 litre oda ısısında su tüketin.
2. Günde ortalama 2-3 fincan bitki çayını, aralıklarla ve çok sıcak olmayacak şekilde için.
3. Soğuktan korunmaya özen gösterin.
4. Burundan nefes almaya özen gösterin.
5. Hastalık dönemlerinde aşırı efor gerektiren işlerden kaçının, mümkün olduğunca istirahat edin.
6. Mevsiminde taze sebze ve meyve tüketin.
7. Sigara vb. tütün ürünleri kullanmayın.
8. Asitli ve soğuk içecekler içmeyin ve alkol almamaya özen gösterin.
9. Her türlü tozlu ve kirli ortamdan uzak durun.
10. Halsiz veya yorgun düşmemek için uyku süresine dikkat edin.
SİNÜZİT
Baş ağrısı, burun tıkanıklığı, koku alma bozukluğu, burundan gelen yeşil akıntı gibi şikayetlerle kendini gösteren sinüzitin en önemli nedeninin soğuk algınlığı olduğunu söyleyen Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Özge Çağlar “Özellikle kış aylarında soğukta ya da klimalı ortamda fazla bulunmak sinüzit riskini arttırır.
Burun içi kemik- kıkırdak eğriliği, çok fazla nezle olanlarda ve alerjik yapıya sahip kişilerde sinüzit çok sık görülür. Saçlar ıslak dışarı çıkmak soğuk algınlığı riskini, dolaylı yoldan sinüzit oluşumunu da artırır.
Bu mevsimde soğuktan korunmak, ortamı nemlendirmek gerekir. Bol bol su içmek ve dinlenmek de önemli” diyor.
Burun, şakak, alın ve göz çevresindeki içi hava dolu boşluklar olan sinüslerin büyüklüğü kişiden kişiye farklılık gösterir ve sayıları yaklaşık 15-20 civarındadır. Sağlıklı durumlarda içleri hava ile doludur ve bir kanalla burun içine açılır.
Bunların içini örten mukoza burun ile aynıdır ve mukozanın salgısı kanallarla buruna gelir, solunum yollarının nemli kalmasını ve ısıtılmasını sağlar, sağlıklı sinüsler kafatası ağırlığını azaltır ve sesin frekansını sağlar. Bu mukoza iltihaplanırsa (virüsler-bakteriler ya da her ikisinin yaptığı) sinüzit ortaya çıkar.
Burun içinde yapısal anomalisi bulunan (burun içi kemik-kıkırdak eğriliği), çok fazla nezle olanlar ve alerjik yapıya sahip kişilerde mukus akımı engellendiği için sinüzit çok sık görülür. Özellikle nezle bir haftadan fazla sürmüşse kişinin sinüzit olma ihtimali yüksektir.
KIŞIN BAŞ AĞRINIZ ARTIYORSA
Sinüziti olanlarda, baş ağrısı, burun tıkanıklığı, koku alma bozukluğu, yeşil akıntı, geniz akıntısı, göz çevresi ağrısı, öksürük gözlenenir.
Özellikle başın çok ağırlaşması, baş ağrıları migren tarzı hastalıklarla çok sık karıştırılabilir, kış aylarında baş ağrısı artıyorsa mutlaka kulak burun boğaz uzmanına danışmak gerekir.
SON ÇARE AMELİYAT
Kişinin şikayetleri üç haftadan fazla sürüyorsa yani kronikleşmeye başladıysa ve giderek artıyorsa daha detaylı inceleme yapılması gerekir.
Sinüzit tedavisi özellikle antibiyotiklerle yapılır, burun açıcı sprey ve ilaçlar hastanın durumuna göre kullanılır. Hastanın alerjik bir durumu yoksa antiallerjik ilaç kullanılmamalıdır. Kuru havalarda burun nemlendiriciler önerilebilir.
Eğer sinüzit çok tekrarlıyorsa artık hasta ilaçlardan fayda görmüyorsa ameliyat açısından değerlendirilebilir. Bu ameliyatlarda tıkanmış olan sinüs ağızları açılıp drenajı sağlanır.
Solunum yolları ve boğaz bölgesi başta olmak üzere vücudun savunma mekanizması olan öksürük, birçok nedene bağlı olarak gerçekleşiyor. Üst solunum yolu enfeksiyonlarına bağlı dokularda oluşan kızarıklık, ağrı ve tahrişin öksürük refleksini tetiklediği biliniyor.
Yaşam kalitesini düşüren ve hangi nedene bağlı oluşursa oluşsun, öksürüğün kaynaklandığı hastalığın tespit edilerek tedavisinin planlanması büyük önem taşıyor. Memorial Antalya Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları ve Baş ve Boyun Cerrahisi Bölümü’nden Prof. Dr. Mustafa Asım Şafak, öksürüğe yol açabilen nedenler ve tedaviler hakkında bilgi verdi.
Öksürük birçok hastalığa eşlik edebilir
Solunum yollarını örten mukozanın yabancı cisimle veya tahriş nedeniyle uyarılması, alerji veya enfeksiyona bağlı iltihaplanmalar, yapısal bozukluklar veya tümörler mukus üretiminde ve yoğunluğunda artışa neden olabilmektedir.
Bu ve benzeri nedenlerle oluşan solunum yollu hastalıkları sonucunda öksürük şikayetleri meydana gelir. Nefes borusuna ve akciğerlere bağlı pek çok alerjik, metabolik, otoimmün enfeksiyonlar veya tümörlere bağlı hastalıklar da öksürük şikayetlerinin önemli nedenleri arasındadır.
Burundaki kemik eğriliği öksürüğe neden olabilir
Burundaki her türlü kemik eğriliği gibi yapısal bozukluklar, enfeksiyonlar veya alerji nedeniyle oluşan burun eti büyümeleri, çocuklarda sık görülen geniz etinin büyümesi gibi durumlar belli başlı burun tıkanıklığı nedenleridir.
Burun tıkanıklığına ikincil olarak veya diğer nedenlerle sinüzit oluşması kötü kokulu, sarı-yeşil renkli mukus üretimini artırır ve öksürüğe yol açar.
Beslenme alışkanlıkları öksürüğü tetikliyor
Sigara içilmesi, acılı beslenme, soğuk ve asitli içecekler tüketilmesi, yüksek sesle veya uzun süreli konuşma, tozlu, dumanlı ya da soğuk ortamlarda bulunulması önemli farenjit etkenleridir.
Bazı durumlarda alerjik nedenler veya mide asidinin boğaza kaçması gibi durumlar da mukozanın iltihaplanmasına neden olur.
Bakteriler ve virüsler nedeniyle oluşan enfeksiyonlara bağlı bademcik iltihapları, farenjit veya larenjit iltihapları, boğaz ağrısı, yutma güçlüğü, ateş ve ses kısıklığı gibi şikayetler ile birlikte öksürük meydana gelir.
Nedeni tespit edilmeli
Öksürükle birlikte ateş, boğaz ağrısı, ağızda acı bir tat hissetme, yutma güçlüğü, ses kısıklığı, boğazda takılma hissi, burun tıkanıklığı, geniz akıntısı, balgam çıkarma, hırıltılı solunum, nefes darlığı veya kan tükürme gibi şikayetler de görülebilir.
Öksürüğün süresi, balgamlı veya kuru olması, yatma pozisyonundan sonra tetiklenmesi, beslenme ile ilişkisi ve çıkan öksürük sesi önemlidir. Öksürüğün özellikleri ve eşlik eden diğer şikayetler hastalığın neden kaynaklandığını ortaya koyar.
Öksürük şikayeti önemsenmeli, zaman geçirmeden kulak burun boğaz ve göğüs hastalıkları uzmanına başvurulmalıdır.
Bunlara dikkat ederek öksürüğü önleyebilirsiniz;
1. Günde ortalama 2.5, 3 litre oda ısısında su tüketin.
2. Günde ortalama 2-3 fincan bitki çayını, aralıklarla ve çok sıcak olmayacak şekilde için.
3. Soğuktan korunmaya özen gösterin.
4. Burundan nefes almaya özen gösterin.
5. Hastalık dönemlerinde aşırı efor gerektiren işlerden kaçının, mümkün olduğunca istirahat edin.
6. Mevsiminde taze sebze ve meyve tüketin.
7. Sigara vb. tütün ürünleri kullanmayın.
8. Asitli ve soğuk içecekler içmeyin ve alkol almamaya özen gösterin.
9. Her türlü tozlu ve kirli ortamdan uzak durun.
10. Halsiz veya yorgun düşmemek için uyku süresine dikkat edin.
SİNÜZİT
Baş ağrısı, burun tıkanıklığı, koku alma bozukluğu, burundan gelen yeşil akıntı gibi şikayetlerle kendini gösteren sinüzitin en önemli nedeninin soğuk algınlığı olduğunu söyleyen Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Özge Çağlar “Özellikle kış aylarında soğukta ya da klimalı ortamda fazla bulunmak sinüzit riskini arttırır.
Burun içi kemik- kıkırdak eğriliği, çok fazla nezle olanlarda ve alerjik yapıya sahip kişilerde sinüzit çok sık görülür. Saçlar ıslak dışarı çıkmak soğuk algınlığı riskini, dolaylı yoldan sinüzit oluşumunu da artırır.
Bu mevsimde soğuktan korunmak, ortamı nemlendirmek gerekir. Bol bol su içmek ve dinlenmek de önemli” diyor.
Burun, şakak, alın ve göz çevresindeki içi hava dolu boşluklar olan sinüslerin büyüklüğü kişiden kişiye farklılık gösterir ve sayıları yaklaşık 15-20 civarındadır. Sağlıklı durumlarda içleri hava ile doludur ve bir kanalla burun içine açılır.
Bunların içini örten mukoza burun ile aynıdır ve mukozanın salgısı kanallarla buruna gelir, solunum yollarının nemli kalmasını ve ısıtılmasını sağlar, sağlıklı sinüsler kafatası ağırlığını azaltır ve sesin frekansını sağlar. Bu mukoza iltihaplanırsa (virüsler-bakteriler ya da her ikisinin yaptığı) sinüzit ortaya çıkar.
Burun içinde yapısal anomalisi bulunan (burun içi kemik-kıkırdak eğriliği), çok fazla nezle olanlar ve alerjik yapıya sahip kişilerde mukus akımı engellendiği için sinüzit çok sık görülür. Özellikle nezle bir haftadan fazla sürmüşse kişinin sinüzit olma ihtimali yüksektir.
KIŞIN BAŞ AĞRINIZ ARTIYORSA
Sinüziti olanlarda, baş ağrısı, burun tıkanıklığı, koku alma bozukluğu, yeşil akıntı, geniz akıntısı, göz çevresi ağrısı, öksürük gözlenenir.
Özellikle başın çok ağırlaşması, baş ağrıları migren tarzı hastalıklarla çok sık karıştırılabilir, kış aylarında baş ağrısı artıyorsa mutlaka kulak burun boğaz uzmanına danışmak gerekir.
SON ÇARE AMELİYAT
Kişinin şikayetleri üç haftadan fazla sürüyorsa yani kronikleşmeye başladıysa ve giderek artıyorsa daha detaylı inceleme yapılması gerekir.
Sinüzit tedavisi özellikle antibiyotiklerle yapılır, burun açıcı sprey ve ilaçlar hastanın durumuna göre kullanılır. Hastanın alerjik bir durumu yoksa antiallerjik ilaç kullanılmamalıdır. Kuru havalarda burun nemlendiriciler önerilebilir.
Eğer sinüzit çok tekrarlıyorsa artık hasta ilaçlardan fayda görmüyorsa ameliyat açısından değerlendirilebilir. Bu ameliyatlarda tıkanmış olan sinüs ağızları açılıp drenajı sağlanır.
Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) ve diğer ajanslar tarafından eklenen tüm haberler, sitemizin editörlerinin müdahalesi olmadan ajans kanallarından çekilmektedir. Bu haberlerde yer alan hukuki muhataplar haberi geçen ajanslar olup sitemizin hiç bir editörü sorumlu tutulamaz...
Habere ifade bırak !
Bu habere hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Habere ait etiket tanımlanmamış.
